(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 427)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 15.03.2005 tarih ve 2002/925-2005/132 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi Ak Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının maliki ve sürücüsü olduğu aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca tam kusurlu olarak çarpması sonucu müvekkili tarafından sigortalıya 4.793.771.000 TL'nın ödendiğini ileri sürerek TTK. nun 1301. maddesi uyarınca söz konusu bedelin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davada ise kazada müvekkiline ait aracın hasarlanması nedeniyle oluşan zarardan kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacı-birleşen dava davalısı şirketin sorumlu bulunduğunu ileri sürerek poliçe limiti kapsamındaki zararları olan 500.000.000 TL'nın faiziyle birlikte davacı-birleşen dava davalısı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davalı Nergiz Müldür'ün kusursuz, davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğunun başka bir davada verilen kararda belirlenerek, kararın kesinleşmiş bulunduğu, bu itibarla davasının reddi gerektiği belirtilerek Ak Sigorta A.Ş.nin davasının reddine; birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ise Nergiz Müldür'ün aracında talebin çok üzerinde hasar meydana geldiği, ancak davacı ve birleşen dava davalısı sigorta şirketinin limitinin 250.000.000 TL olması nedeniyle davacının bu miktara kadar talepte bulunabileceği gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulü ile, anılan miktarın davacı-birleşen dava davalısı sigorta şirketinden faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen dava davalısı Ak Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-birleşen dava davalısı Ak Sigorta A.Ş. vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl davada verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı-birleşen dava davalısı Ak Sigorta A.Ş.nin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; HUMK. nun, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci madde hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000.000.000 TL.nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Somut olayda, mahkemece 15.03.2005 tarihinde birleşen davanın kısmen kabulü ile, 250.000.000 TL'nın faiziyle birlikte birleşen dava davalısı Ak Sigorta A.Ş.den tahsiline karar verilmiş olmasına göre hüküm altına alınan miktarın yukarıda anılan madde hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, birleşen dava yönünden davacı-birleşen dava davalısı Ak Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen dava davalısı Ak Sigorta A.Ş. vekilinin asıl davaya yönelik olarak yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan asıl davada verilen hükmün ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen dava davalısı Ak Sigorta A.Ş.nin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin HUMK. nun 432/4. madde hükmü uyarınca reddine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy