(6762 S. K. m. 1299, 1301) (2918 S. K. m. 98, 99) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (ZMSS) B.2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.04.2005 tarih ve 2004/505-2005/544 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK. nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararı, davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Ray Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme kararında, davalı sigorta bakımdan da ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş ise de; TTK. nun 1299. maddesi ve 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları"nın 12. maddesi uyarınca, davalı sigortaya başvurunun yapıldığı güne 8 iş günü ilave edilerek tespit edilecek tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, davacının davadan önce davalılardan sigortadan ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin dava dilekçesinde iddia yer almakta ve dosyada ihtar yazısı bulunmakta ise de bu yazının tebliğ belgesine rastlanmamıştır.
Bu durumda; mahkemece, başvurunun tebliğine ilişkin belge, davacı taraftan istenilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan ve ancak sürücü ve malik olan diğer davalılar bakımından uygulama yeri olan ödeme tarihinin, davalı sigorta bakımından da faiz başlangıç olarak alınması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı sigorta vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy