(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Malatya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.11.2004 gün ve 2001/480-2004/913 s. kararın Yargıtayca tetkiki asıl davanın davalısı ve birleşen davanın davacısı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifler birliğinin üyesi olan davalı kooperatifin, müvekkiline ilişkin kredi parası ile topladığı kayısıları, birliğe teslim etmesi gerekirken, yetkisi olmadığı durumda sair davalıya sattığını ve bu sebeplerle fatura bedeli olan 138.542.811.000.TL.nın esasen müvekkiline ilişkin olduğunu ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı Kırıcı Diş Ticaret A.Ş. hakkındaki davayı atiye terk etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, kullanılan kredilerin sadece Birliğe ilişkin olmadığını ve Birliğe taahhütte bulunmadığı için sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Dava dosyası ile birleştirilen davada, davacısı kooperatif vekili, birlikten haksız olarak ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davanın davalısı birlik vekili, bu davaya cevap olarak, davacı kooperatifin usulüne uygun olarak ihraç edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen ikinci bilirkişi raporuna göre, davalı ve birleşen dava davalısı kooperatifin, birlik ana sözleşmesine aykırı olarak, toplanan kayısıları birliğe teslim etmesi gerekirken, yetkisi olmadığı durumda sattığı gerekçeleriyle, asıl davanın davalı kooperatif bakımından kabulüne, sair davalı için atiye terk sebebiyle karara yer olmadığına ve davalı kooperatifin açtığı birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davanın davalılarından ve birleşen davanın davacısı olan kooperatif vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, davalı kooperatif tarafından satılan kayısıların bedelinin tahsili istemine ait olup, yukarda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı üst birlik kayısıların kendisi tarafından verilen kredilerle davalı tarafından satın alındığını ve krediyi kullandıran dava dışı T.C. Ziraat Bankası'na rehinli olduğunu ve satış bedelinin kendisine ilişkin olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise kayısıların kendileri tarafından kullanılan kredi karşılığı alındığını ve kooperatif tarafından toplanan bütün kayısıların üst birliğe tesliminin zorunlu olmadığını, yalnızca taahhüt edilen bölümün üst birliğin belirleyeceği esaslar dahilinde satılacağını savunmuştur. Bu halde asıl davanın halli için öncelikle davalı kooperatif tarafından sair davalıya satılan kayısıların mülkiyetinin kime ilişkin olduğunun tespiti gerekir. Zira, kayısılar gerçekten de savunulduğu gibi davalıya ilişkin ise bu taktirde malın bedeli davalıya ilişkin olacak, ancak şayet davalının anasözleşme hükümlerine aykırı bir eylemi söz konusu ise davacı üst birlik anasözleşme hükümleri uyarınca davalıdan zararını isteyebilecek veya koşulları var ise davalının üyelikten ihracı yoluna gidilebilecektir. Bu itibarla, mahkemece öncelikle dava konusu kayısıların davalı tarafça nasıl ve kimlerden toplandığı, paralarının hangi kaynaktan karşılandığı, dava konusu olan kayısılar sebebiyle davalının ne kadar ödeme yaptığı belirlenmeli ve akabinde de var ise kayısıların davacıya teslim edildiğine dair belgeler ile satım gününe kadar kayısıların nasıl ve kim adına saklandığı, depolama vb. giderlerin kim tarafından karşılandığı ve bankaya rehin edilip edilmediği, edilmişse bu işlemin nasıl yapıldığına ait belgeler dosyaya celbi cihetine gidilmesi ve şayet satılan kayısıların tümü banka kredisi ile alınmış ise bu kredinin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise kimin tarafından ödendiği ve şayet davacı tarafça ödenmiş ise bunun davalıdan tahsil edilip edilmediği, kayısılar T.C. Ziraat Bankası'na rehinli ise kim adına rehin edildiği, daha önce ve daha sonra davacı ile davalı ve sair üye kooperatifler arasında benzer işlemler yapılmış ise toplanan kayısıların kim tarafından ve kimin adına satıldığı ve satış bedelini kimin tahsil ettiği gerektiğinde her iki yan ve T.C. Ziraat Bankası ilgili şube kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilmeli ve taraf anasözleşme hükümleri de göz önünde bulundurularak satış bedelinin tahsili için açılan işbu dava sonuçlandırılmalıdır. Anılan hususlar gözden kaçırılarak eksik inceleme ile ve yetersiz bilirkişi raporuna göre (ki iki rapor arasında doğan çelişki de giderilmeden) hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Birleşen dava yönünden yapılan incelemeye gelince; bu davanın davalısı olan üst birlik, üyesi olan davacı kooperatifi esas davaya konu olan çekişme sebebiyle ihraç etmiştir. Her ne kadar yönetim kurulunun ihraç kararında ihraç gerekçesi anasözleşmenin 2, 3 ve 4 üncü maddeleri olarak gösterilmiş ise de davacı kooperatife ürününü üst birliğe teslim etmeyerek izinsiz satma dışında bir eylem izafe edilmiş değildir. Davacı üyeye isnad edilen bu husus ise, anasözleşmenin 14/2 nci maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre ürünü teslim etmeme sebebiyle üyenin ihracına karar verilebilmesi için bu hususun üst üste 2. kez gerçekleşmesi gerekir. Bu itibarla mahkemece birleşen davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi de doğru bulunmadığından, davalı-davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle ası ve birleşen dava ile ilgili kararların davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı-davacı S.S. Kale Kayısı Tarım Satış Kooperatifi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle asıl ve birleşen dava ile ilgili yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy