(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hatay Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.04.2005 tarih ve 2004/519-2005/152 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar Abdurrahman Karagöz, Ali Karagöz, Mehmet Alkan tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkillerinin, önceki yönetimin 15.03.2004 tarih ve 70 sayılı kararında, tebligata rağmen 30.07.2004 tarihine kadar üyelik sıfatlarının gereklerinin yerine getirilmediğinin belirlenmesine dayanılarak, yeni yönetimce 30.08.2004 tarih ve 12 sayı ile ihraca karar verildiğini, oysa, 70 sayılı karardan hangi eksikliklerin bulunduğunun anlaşılmadığını ve anılan bu kararın müvekkillerine tebliğ de edilmediğini ileri sürerek, 12 sayılı ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili verilen süreyi davacıların haricen öğrendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davacıların motorlu araç sahibi olmak, taşımacılığı bilfiil meslek edinmiş esnaf olmak koşulunu verilen süreye rağmen yerine getirmedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin dava konusu 12 sayılı ihraç kararı, daha önce alınan 70 sayılı karara dayanmaktadır. 70 sayılı kararda, ana sözleşmenin 10 uncu maddesindeki şartları kaybettikleri belirlenen üyelere, bu şartları yerine getirmeleri için 30.07.2004 tarihine kadar süre verilmesine ve ortaklara posta ile taahhütlü olarak bildirilmesine karar verilmiştir. Bu kararın, davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belgeyi davalı taraf sunamamış olup, kooperatif yazıhane camında kararın 3 ay asılı kaldığını savunmakla yetinmiş, mahkemece de, savunma dahi araştırılmadan, savunma doğru olarak kabul edilmiştir. Kooperatif ortaklarının parasal olmayan yükümlülükleri bakımından usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmüş sayılabilmesi için, ihraç nedenini somut olarak gösteren ve yeterli süre içeren en az bir ihtarnamenin, ortağa usulüne uygun olarak tebliği gerekmektedir. Süre verildiğinin kabulü için, bildirim içeriğinin tebliği şarttır. Ortağın, süre verildiği olgusunu haricen öğrenmesi, hatta kararın yüze karşı verilmesi yeterli değildir. Çekişme halinde tebliğin yapıldığını davalı kooperatif ispatla yükümlüdür. Bu itibarla, yeni yönetimin oluşumu aşamalarında davacının 70 sayılı karardan haberdar olduğu, kooperatif merkezinde kararın ilan edildiğini davalının savunduğu, davacıların üyeliğe alındıklarından itibaren ve halen üyelik şartlarını taşımadıkları gerekçeleri ile davanın reddi yerinde değildir. Öncelikle, davacıların 10 uncu maddede yazılı 6 şarttan hangisini sonradan kaybettikleri, hangi şartı tamamlamaları gerektiği 70 sayılı kararda açıklanmamıştır. Bundan başka, süre verildiği hususu kanıtlanamamıştır. Diğer yandan, mahkemenin kabulünün aksine, baştan beri değil, sonradan bazı şartları kaybettikleri dahi 70 sayılı kararda belirtilmiş olup, üyeliğe hiçbir şart taşımadan alındıkları da ortaya konmuş değildir. Taşımacılığı bilfiil meslek edinmiş esnaf olmak, motorlu araç sahibi olmak şartlarını yargılama sırasında taşımamaları, davacıların başka usule uygun olmayan, hiç gerçekleşmeyen temerrütlerindeki eksikliği gidermez. Bu itibarla, aksi yöndeki gerekçe de doğru değildir.
Bu durumda, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. ve 27. madde hükümlerine uygun olarak davacıların temerrüde düşürülmedikleri gözden kaçırılarak, aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy