(657 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.10.2004 tarih ve 2004/74-2004/1129 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı bakanlığa ait Hacı Süleymanbey İlköğretim Okulu arasında 4 yıl süreyle geçerli olmak üzere kurum personeli maaşlarının müvekkili banka aracılığıyla ödenmesi hususunda 22.11.2000 tarihinde protokol ve taahhütname imzalandığını, bu protokol ve taahhütnamenin 2 nci maddesi gereğince okula 360 USD bağış verildiğini ve 6 ncı maddede haksız fesih halinde en son yatırılan maaş tutarının %5'i oranında cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafın protokolün 6. maddesine aykırı şekilde protokolün bitim süresinden önce haklı ve yasal bir neden bulunmaksızın, belirtilen feshi ihbar süresine riayet etmeden ve herhangi bir gerekçe göstermeden 15.10.2002 tarihinde personel maaşlarını yatırmamak suretiyle protokolün devamını fiilen durdurduğunu ileri sürerek sözleşme hükümleri gereğince 672.400.000.-TL cezai şart bedelinin 15.03.2003 tarihinden itibaren %375 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi ile protokol karşılığı verilen 360 USD'nin 22.10.2000 tarihinden itibaren işleyecek %10 oranında faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliğleri ile öngörülen izinler yada onaylar alınmadan yapılan sözleşmelerin geçerliliği bulunmadığını, okul müdürünün devleti borç altına sokacak sözleşme yapma yetkisine sahip olmadığını, müvekkili idareye pasif husumet yöneltilemeyeceğini, davacı bankanın TMSF'na devrinin yarattığı belirsizlik ve bankanın iyi niyetle bağdaşmayan tutumu nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 164 üncü maddesi ile aylıkların bankacılık sistemleri aracılığı ile ödenmesi için gerekli düzenlemeyi yapmaya, tedbirleri almaya Maliye Bakanlığı'nın yetkili kılındığı, bakanlığın bu yetkiye dayanarak çıkardığı tebliğlerin tahakkuk daireleri ve bankalar için bağlayıcı olduğu, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nün 14.01.2003 tarih ve 24993 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6 sıra nolu genel tebliğ ile 31.12.2002 tarihine kadar yayınlanmış genel tebliğlerin yürürlükten kaldırıldığı, tebliğlerde Maliye Bakanlığı'nı borçlandıracak taahhütname imzalanabileceği, bağış alınacağı ya da hangi banka daha fazla bağış veriyorsa onunla sözleşme yapılacağı hususunda bir hüküm bulunmadığı, hiçbir devlet memurunun devleti borç altına sokacak sözleşme imzalamaya yetkili olmadığı, okul müdürlüğüne valilikçe davacı banka ile söz konusu sözleşmeyi imzalama konusunda yetki verilmediği, tahakkuk dairesinin sadece maaşın ödenmesi konusunda sözleşme yapabileceği, bu durumda davacı ile Hacı Süleymanbey İlköğretim Okulu arasında imzalanan cezai şart ve bağış kabul etmeye ilişkin hükümler taşıyan sözleşmenin geçerliliğinin olmadığı, sözleşmenin sadece imzalayan kişilerin kişisel sorumluluğunu gerektirip MEB'nı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin cezai şart bedelinin tahsili istemine yönelik ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı bakanlığa bağlı okulun personel maaş ve ücretlerinin davacı banka aracılığı ile ödenmesine ilişkin yapılan protokol ve taahhütname uyarınca cezai şart ve yapılan bağışın iadesi istemine ilişkindir.
Davacı banka, davaya konu taahhütname kapsamında okula nakit bağış adı altında ödeme yaptıklarını ileri sürerek, bu ödemeye ilişkin banka dekontu sunmuştur. Davacı tarafından ibraz edilen bu dekont okunaklı olmamakla birlikte okula bir miktar para gönderildiği ve okul müdürünün ödeme dekontu üzerinde imzası olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece bu dekontun okunaklı bir sureti getirtilmek suretiyle, bağış olarak verildiği iddia edilen döviz cinsinden para ile havale edilen TL paranın o tarihteki kur karşılığının aynı olup olmadığı, bu paranın envanter kayıtlarına girip girmediği belirlenerek, paranın okul kayıtlarına intikal etmiş bulunması halinde, davacı bankanın bu bedeli talep etmekte haklı olduğunun kabulü, aksi halde paranın okul müdürüne veya okul koruma derneği gibi farklı bir tüzel kişiliğe ödenmiş olması halinde, ödenen kişi veya tüzel kişiliğin bundan sorumlu olacağının kabulü gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 25.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy