(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 07.04.2005 tarih ve 2005/37-2005/64 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile yaptığı taşıma sözleşmesi uyarınca İzmir'den Kazakistan'a yük taşıdığını, taşımanın gerçekleştirilmiş olmasına rağmen davalının eksik ödeme yaptığını, başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, malların varış yerinde hasarlı ve eksik olduğunun saptandığını, dış alıcı firmanın eksik mal bedelini müvekkiline fatura ettiğini, bu bedelin davacıya fatura edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu taşıma ile ilgili sigorta rücu davasında hasarın davalının sorumlu olduğu deniz taşımacılığı sırasında meydana geldiğinin tespit edilemediği ve hasar tespitinin de usulüne uygun yapılıp, ihbar edilmemiş olduğunun belirlendiği, bu kararın kesin delil teşkil edeceği, dosyaya ibraz edilen konşimentodaki ibarelerden davalının %1'lik kısım kadar eksik ödeme yapma hakkı bulunmadığı, davalının usulüne uygun temerrüde düşürülmediği, davacının haklılığının uzun yıllar süren yargılama ile belirlendiğinden icra inkar tazminatına gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, icra takibinin 7.428,71 USD. Ana para üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, icra takibinde işlemiş faiz de talep etmiş olup, yargılamanın son celsesinde işlemiş faiz talebine ilişkin taktir yetkisinin mahkemede olduğunu, ancak bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin bu talebi açıkça işlemiş faiz talebinden vazgeçme anlamına gelmeyip, mahkemenin gerek görmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırmasının mümkün bulunduğu gibi, resen hesaplama yaparak karar vermesi de mümkündür.
O halde mahkemece, davacının işlemiş faiz talebi yönünden davalının temerrüdünün araştırılarak sonucuna göre işlemiş faiz talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy