(6762 S. K. m. 34) (6183 S. K. m. 62) (Ticaret Sicil Tüzüğü m. 28)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.03.2005 tarih ve 2004/521-2005/132 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket bünyesinde bulunan çeşitli şirketlerde yönetici pozisyonunda görev yapmakta olan Selim Gülmen'in müvekkili şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, şirket yönetim kurulunun istifayı kabul ettiğini, istifa edenin yerine görev yapmak üzere Birol Kaplan'ın seçilmesine karar verildiğini, TTK. nun 35. maddesi hükmünce, yeni seçilen üyenin 3. şahıslara duyurulabilmesi ve imzasını tevsik eden imza beyannamesinin tescil ve ilan edilmesine ilişkin sicile yapılan başvurunun 21.09.2004 tarihinde, TMSF. nun 11.05.2004 tarihli yazıları gereğince tescil ve ilan isteklerinin geri çevrildiğini, TMSF. nezdindeki girişimlerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 02.12.2004 tarihli sicile yönetim kurulu kararının tescil ve ilan talebiyle yeniden gerçekleştirdikleri başvurunun 10.12.2004 tarihinde kati olarak reddolunduğunu, bu şekilde şirket yönetiminde suni bir kilitlenmenin meydana geldiğini ileri sürerek, 10.12.2004 tarihli red kararının iptali ile yönetim kurulu kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin TTK. nun 34. ve Ticaret Sicil Tüzüğünün 28. maddeleri hükümlerince işlem yaptığını, red kararında hukuka aykırılık bulunmadığını, Ticaret Sicil Memurluğu'nun Sanayi ve Ticaret Bakanlığı denetiminde olup, Bakanlıkça alınması istenen tedbir ve talimatlara uymakla yükümlü olduğunu, dava konusu olayda da, TMSF. nun konuya ilişkin yazıları doğrultusunda işlem tesis edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, şirket yönetim kurulunu toplanamaz hale getiren red kararının yasal olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin yönetim kurulu üyeliğine yapılan atamanın davalı ticaret sicil memurluğu tarafından tescil edilmemesi nedeniyle işlemin iptali ve tescilin sağlanması istemine ilişkindir.
TTK. nun 34. maddesi ile Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 28. maddesine göre, sicil memuru tescil için aranan kanuni şartların mevcut olup olmadığını re'sen araştırmakla görevlidir.
Somut olayda, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından 19.02.2002 tarihli yazı ile Etibank A.Ş.'nin eski ortaklarının tüm mal ve haklarına 6183 Sayılı Kanunu'nun 62. maddesine göre haciz konulduğunu belirterek bu kişilerin ortaklık veya her hangi bir şekilde bağlantılarının bulunduğu tespit edilen şirketler hakkında ilan ve tescil işlemlerinin yapılmaması istenilmiş, son olarak 11.05.2004 tarihli yazı ile de, sadece Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu lehine menkul rehni ve ipotek tesis edilebilmesi amacıyla sınırlı olarak yetki verildiği bildirilmiştir.
Davacı şirket, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan yukarıda açıklanan işlemleri nedeniyle davaya konu işlemin gerçekleştirilmesi konusunda izin istemiş, ancak Fon tarafından olumlu veya olumsuz bir yanıt da verilmemiştir.
Kamu tüzel kişiliğini haiz Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun yukarıda açıklanan işlemlerinin, kendisi veya yargı mercileri tarafından iptal edilmediği müddetçe uygulanması zorunludur. Somut olayda da, bu şekilde verilmiş bir iptal kararı bulunmadığı ve idari işlemin mevcudiyetini muhafaza ettiği cihetle, davalı ticaret sicil memurluğu tarafından bu idari işlem gözetilerek tescilinden kaçınılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararır davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy