(657 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.11.2004 tarih ve 2003/1134-2004/1161 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı Bakanlığa bağlı Vefa Poyraz Lisesi arasında, okul personeli maaşlarının 2 yıl süre ile müvekkili banka aracılığı ile ödenmesi konusunda 10.01.2002 tarihinde protokol ve protokolün ayrılmaz parçası olan aynı tarihli taahhütname imzalandığını, protokolün 2. maddesinde, protokol süresinin davalı tarafından ihlali halinde bankanın bağış olarak vermiş olduğu nakit karşılığını işlemiş faiziyle birlikte geri almaya yetkili olduğunun hüküm altına alındığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak, feshi ihbar sürelerine riayet etmeden ve herhangi bir gerekçe göstermeden protokolü tek taraflı olarak fiilen feshettiğini, protokolden kaynaklanan borçlarını ödemesi gerektiği yönündeki davacı ihtarının sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 1.375.845.000 TL. cezai şart bedelinin 15.04.2003 tarihinden itibaren, %375 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi ile birlikte, protokol eki taahhütnamenin 1. ve 2. maddesi gereğince kuruma protokol hükümleri karşılığı ödenen 1.086-USD.'nin 10.01.2002 tarihinden itibaren %10 oranında faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hiçbir devlet memurunun Devlet'i borç altına sokacak sözleşme yapma yetkisine sahip olmadığını, okul müdürü ile davacı banka arasında imzalanan protokolün müvekkili Bakanlığı bağlamayacağını, okul müdürünün imzaladığı sözleşmeden dolayı müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, doğumu ve mevcudiyeti, asıl borcun doğumu ve geçerliliğine bağlı olan cezai şartın geçerliliğinin bulunmadığını, taahhütname gereğince anılan liseye herhangi bir bağış yapılmadığını, sadece okul koruma derneğine 1.500.000.000-TL. bağış yapıldığını, derneklerin ayrı tüzel kişilikleri olduğunu, kaldı ki Vefa Lisesini Koruma Derneği'nin 08.01.2004 tarihinde 1.375.845.000-TL. ödeme yaptığını savunarak, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 527 sayılı KHK. ile değişik 164. maddesi ile aylıkların bankacılık sistemleri aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeyi yapmaya ve tedbirleri almaya Maliye Bakanlığı'nın yetkili kılındığı, Maliye Bakanlığı'nın kendisine tanınan bu yetkiye dayanarak kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların aylıklarını bankalar vasıtasıyla ödenmesi konusunda çıkarmış olduğu tebliğlerin, gerek tahakkuk daireleri gerekse bankalar açısından bağlayıcı nitelikte olduğu, tebliğlerde Maliye Bakanlığı'nı borçlandıracak taahhütname imzalanacağı bağış alınacağı veya hangi banka fazla bağış veriyorsa o banka ile anlaşma yapılacağı konusunda bir hüküm bulunmadığı, hiçbir Devlet memurunun devleti yükümlülük altına sokacak sözleşme imzalamaya yetkili olmadığı, okul müdürlüğüne valilikçe de davacı banka ile dava konusu sözleşmeyi yapma konusunda yetki verilmediği, bu durumda davacı ile Vefa Poyraz Lisesi arasında cezai şart ve bağış kabul etmeye ilişkin hükümler taşıyan sözleşmenin geçerli olmadığı, sözleşmenin kişilerin kişisel sorumluluğunu gerektirip davalı Bakanlığı bağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve husumetin, 10.01.2002 tarihli makbuz ile bağış yapılan Okul Koruma Derneğine yöneltilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Bankalar Kanunu'nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davacıdan harç alınmasına mahal olmadığına, 02.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy