(1086 S. K. m. 17) (4721 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.04.2005 tarih ve 2001/1363-2005/298 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalının ortak iş yapmaya karar verdiklerini, davacının ağabeysi olan A. G.'in kurulu olan MVM. Ltd. Şti. üzerinden işe başladıklarını, ortakların İngiliz şirketinden at yemi ithalatı yapmaya karar verdiklerini, nihayet davacı ile davalının 03.07.2000 tarihinde tescil ve ilan olunan Eküri-Vet Atçılık Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurduklarını, her ikisinin de şirkete müdür olduklarını, ithalatın MVM. Şti.nce, ithal edilen malların pazarlanmasının ise Eküri-Vet Atçılık Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ce yapıldığını, ancak davalının eşi Arman ile 9.05.2001 tarihinde tescil ve ilan edilen Galopat Atçılık Yem İlaç ve Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.ni kurduklarını, bu şirketin ana sözleşmesinin Eküri-Vet Atçılık Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ana sözleşmesinin kopyası olduğunu, İngiliz şirketinin MVM. Ltd. Şti. ne mal satmaktan imtina ettiğini, malları davalı ve eşinin ortağı olduğu şirkete göndermeye başladığını, davalının TTK.nun 547 nci maddesindeki haksız rekabet yasağına uymadığını, davalının haksız rekabeti yüzünden müvekkilinin maddi ve manevi yönden zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 120.000.000.000.-TL maddi ve manevi zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, davanın Eküri-Vet Atçılık Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ce açılması gerektiğini, maddi ve manevi tazminat istemi koşularının oluşmadığını, yetkili mahkemenin şirket merkezinin bulunduğu Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, haksız rekabete ilişkin hususların Galopat Atçılık Yem İlaç ve Malz. San ve Tic. Ltd. Şti. ile Eküri-Vet Atçılık Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında var olduğunun kabulü gerektiği, davalının haksız rekabet yasağına aykırı davrandığı, TTK.nun 305, 306, 307 ve 308 nci maddeleri hükmünce, zararın şirket tarafından talep edilebileceği, davacının aktif dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı ve davalı dava dışı Eküri-Vet Atçılık Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin ortaklarıdır.
HUMK.nun 17 nci maddesi uyarınca; şirket dernek ve vakıfların kendi işlerine ilişkin olarak üyesine karşı ve üyenin bu sıfatla diğerine karşı açacakları davalara şirket dernek ve vakfın ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılır. TMK.nun 51 inci maddesine göre de tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir. Bu yetki kesin olup: taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göze alınır. Kanun'un tayin ettiği bu yetki, tarafların anlaşması ile dahi değiştirilemez.
Somut olaya gelince, tarafların ortağı bulunduğu anılan şirketin kuruluşunun ilan edildiği ticaret sicil gazetesinde, dava dışı şirketin merkezi İstanbul ili Kadıköy ilçesi olup, yetkili mahkemenin şirket merkezinin bulunduğu Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu davalı vekilince savunularak yetki itirazında bulunulmuş, hatta anılan şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin dava dahi Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde sonuçlandırılmış, mahkemece, yetkili olup olmadığı konusunda bir değerlendirmede yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, şirket anasözleşmesi celbedilip, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılıp dava tarihi itibariyle yetkili olunup olunmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, davalı vekilinin yetki itirazı konusunda bile olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yazılı olduğu şekilde doğrudan hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy