(6762 S. K. m. 336, 342) (7201 S. K. m. 19) (Tebligat Tüzüğü m. 25)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.05.2004 tarih ve 2002/1384-2004/448 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Mustafa Acar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Cahit Yılmaz'ın 03.05.2002-30.09.2002 tarihleri arasında müvekkili şirketin genel müdürü görevini yaptığını, diğer davalının da 19.04.2002-20.08.2002 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi sıfatının bulunduğunu, davalı genel müdürün yetki ve görev sınırlarını aşarak iş avansı adı altında diğer davalıya ödeme yaptığını, şirketin konusunun belli olduğunu, yapılan ödemenin kapatılmadığını, nereye harcandığının açık olmadığını, şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek, 30.002.000.000 TL'nin faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cahit Yılmaz vekili, dava dilekçesinin açık olmadığını, olayın genel anlatıldığını, iş avanslarının nasıl ödeneceği konusunda yönetim kurulunda alınmış bir karar olmadığını, şirketin bilgisi dahilinde ödemeler yapıldığını, kişilerin harcamalarından müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın TTK. nun 336 ve 342 nci maddelerine dayalı şirket yönetim kurulu ve genel müdürünün şirkete karşı sorumluluklarından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin bulunduğu, kayıtlara göre yönetim kurulu üyesi davalı Mustafa Acar'ın iş avansları hesabından 30.002.000.000 TL borçlu olduğu, avansın verildiği tarihte diğer davalının genel müdür görevinde bulunduğu, teknik ve ticari işlerden sorumlu olduğu, iş avansları ile ilgili görevinin bulunmadığı gibi, bu konuda yönetim kurulu kararı da olmadığı, iş avansı adı altında davaya konu parayı başka bir imza yetkilisi ile bankadan çekerek kasaya aldığı, iş avansı altında diğer davalıya ödediği, özen yükümlülüğünü ihlal ettiği, her ne kadar şirket müdürünün iş avansı harcaması yapması uygun görünse de bu avansın hangi işler için yapıldığını kanıtlaması gerektiği, yüksek meblağlı ödemenin denetimsiz ve gerekçesiz yapıldığı, bu nedenle davalı Cahit Yılmaz'ın kusurlu olduğu, diğer davalının aldığı avansı şirket için harcadığını kanıtlayamadığı, iadeyle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 30.002.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Mustafa Acar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, davalı Mustafa Acar'a zabıta marifetiyle tespit edilen adresine tebliğ edilerek dava görülmüştür. Ancak, temyiz dilekçesine ekli kesinleşmemiş mahkumiyet kararı içeriğinden anılan davalının dava açılmadan önce sahtecilik ve hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçlarından dolayı 30.10.2002 tarihinde tutuklanmış olduğu, ceza aldığı ve tutukluluk halinin devamı yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Esasen, dava dilekçesi de ilk önce Sağmalcılar daha sonra Burhaniye cezaevine tebliğe çıkarılmış, ancak davalının akıbeti bildirilmeden tebligatlar iade edilmiştir. Tebligat yapılacak muhatabın ceza veya tutukevinde bulunması halinde tebligatın, 7201 sayılı Yasa'nın 19 ve Tebligat Tüzüğü'nün 25 nci maddeleri uyarınca yapılması zorunludur. Bu durum karşısında, davalı Mustafa Acar'ın dava açıldığı tarihte ve devamında tutuklu olduğu sabit olduğuna göre, dava dilekçesinin anılan davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü mümkün değildir. O halde, dava dilekçesinin geçerli şekilde davalı Mustafa Acar'a tebliğinin sağlanması ve taraf teşkili yapılarak hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı Mustafa Acar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Mustafa Acar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy