(6762 S. K. m. 592, 669, 672, 676)
Hasımsız olarak görülen davada Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.06.2005 gün ve 2004/330-2005/168 sayılı kararın Yargıtayca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iş ilişkisi sebebiyle yetkili hamili olduğu nama yazılı 25.05.2005 vade günlü 35 milyar bedelli çek ile keşideci tarafından imzalı ve arkasında teminat senedi yazılı meblağ, gün ve lehtarı belirtilmeyen senedin çalındığını yada zayi olduğunu ileri sürerek çek ve senedin iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve bütün dosya kapsamına göre, TTK. nun 676. maddesi gereğince çekin iptal edilmesine karar verilebilmesi için aynı Yasa'nın 672. maddesi gereğince davacı tarafın çek elinde iken ziya uğradığının kuvvetle muhtemel olacak biçimde kanıtlaması gerektiği, davacının bu hususu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi sebebiyle çek iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, keşideci tarafından imzalanmış ancak sair kısımları doldurulmamış senet ile davacının yetkili hamili olduğu nama yazılı çekin kaybedildiğini iddia etmiş, mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, iptali istenilen senet ve çeki çantasına koyduğunu, aracıyla iş görüşmeleri yaptığını, ertesi tarih çantasına baktığında yerinde bulamadığını ileri sürmüş ve karakola müracaat etmiştir. Duruşmada tanık olarak dinlenen keşideci, dava konusu çek ve senedi düzenleyerek davacıya verdiğini beyan etmiştir.
TTK. 669 vd. maddeleri gereğince, çek elinde iken, rızası dışında elinden çıkan kişi, bunların iptal edilmesine karar verilmesini mahkemeden isteyebilir. TTK. nun 592. maddesi uyarınca, açık kambiyo senedi düzenlenmesinin mümkün olmasına göre, keşideci imzasını taşıyan senet hakkında da iptal kararı verilebilir.
O halde, mahkemece, müracaat tutanağı ve tanık beyanları karşısında çek ve senedin zayii olduğuna dair kuvvetli emareler bulunduğunun kabulü ile, TTK. nun 669 vd. maddelerine göre uygulama yapılması gerekirken, yazılı olduğu biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy