(6762 S. K. m. 418) (1086 S. K. m. 388, 440)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Salihli Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.03.2004 gün ve 2003/474 - 2004/216 sayılı kararı onayan Daire'nin 02.05.2005 gün ve 2004/7685 - 2005/4448 sayılı kararı aleyhinde davalı Baki Akaydın vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, Salihli Ticaret Sicil Memurluğunun 1440 sırasında kayıtlı BKS Basınçlı Kaplar San.A.Ş.'nin 440/80.000 hissesine sahip İbrahim Akaydın'ın öldüğünü, geriye mirasçı olarak davalıları bıraktığını, müvekkillerinin ölen ortağa ait nama yazılı hisseleri gerçek değeriyle satın almak amacıyla T.T.K.nun 418/4 ncü maddesi uyarınca yasal önalım hakkını kullanarak 1 ay içinde şirkete müracaat ettiklerini, Salihli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/161-136 D.İş dosyasında değer tespiti yaptırdıklarını ileri sürerek bilirkişinin tespit ettiği değer üzerinden davalılara murisinden intikal eden nama yazılı hisselerin, müvekkillerinin hisseleri oranında şirket pay defterine kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne dair kararı Dairemiz'ce bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece davalı Baki Akaydın hakkındaki davanın reddine, BKS A.Ş.'nin ortaklarından İbrahim Akaydın'ın 440/80.000 payının mirasçıları diğer davalılar yönünden şirket pay defterine davacıların hisseleri oranında kaydına dair verilen önceki hüküm kesinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, Dairemiz'ce karar onanmıştır.
Davalı Baki Akaydın vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dairemiz'in 11.07.2003 tarihli bozma kararında, devir ve intikallerin pay defterine kayıt edilmediği sürece 3 ncü kişiler ve bu anlamda şirket açısından da hüküm ifade etmeyeceği, davada şirket yer almadığından şirket aleyhine sonuç doğuracak biçimde hüküm kurulamayacağına işaret edilmiş olmakla, mahkemenin verdiği ilk karar; murise ait payların davacılar adına şirket pay defterine kaydı ile ilgili olduğundan, bu hali ile kesinleşmiş sayılamaz. Diğer bir anlatım ile, mahkemenin kabul şekli, Dairemiz'in 2 nolu bozması kapsamında bulunduğundan kararın bu şekli ile kesinleştiği kabul edilemez. O halde, mahkemenin bozmaya uyarak verdiği kararın 1 nolu hüküm fıkrası bozmaya uygun bir karar niteliğinde olmadığından, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Diğer yandan, mahkemece 1 nolu hüküm fıkrasında davanın reddine denmesine rağmen, cümlenin devamında davalı Baki dışındaki diğer davalılar açısından verilen ilk kararın kesinleştiğinden bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilerek hüküm fıkrası kendi içinde çelişki oluşturacak şekilde düzenlenmiş olmakla bu niteliği itibariyle HUMK. nun 388/son maddesine aykırı olduğundan kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
3- Kabul şekline göre de; murisin dava dışı BKS A.Ş.'deki payı 440/80.000 olup, aynı zamanda hem şirketin ortağı hem de murisin mirasçısı olan davalı Baki Akaydın açısından muristen intikal eden paylarında şuf'a kapsamında değerlendirilerek davacılar adına kaydı sonucu doğuracak biçimde hüküm kurulması da doğru görülmemekle kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Baki Akaydın vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemiz'in 02.05.2005 tarih ve 2004/7685 Esas 2005/4448 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın davalı Baki Akaydın yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam, temyiz peşin ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyene iadesine, 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy