(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 434)
Taraflar arasında görülen davada Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.05.2005 gün ve 2004/824-2005/450 sayılı kararın Yargıtayca tetkiki davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatife 29.09.1999 gününde ortak olmak amacıyla başvurduğunu, 31.12.1999 tarihi itibariyle sair ortaklardan 2.151.000.000.-TL tahsil edilmiş olmasına rağmen kendisinden 3.238.000.000.-TL tahsil edildiğini, işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsili amacıyla başlattıkları takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, fazla yatırdığı paranın kanuni faiziyle tahsiline, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 04.05.1996 günlü genel kurul kararı uyarınca, 06.06.1996 gününden itibaren arsa katılım payı bedeli olan 300.000.000.-TL'ye her ay için %10 gecikme farkının uygulanmasının kararlaştırıldığını, davacının ortaklık dilekçesi ile ödentiler konusunda genel kurulun belirlediği oranda gecikme faizini ödemeyi peşinen kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının fazladan ödediğini iddia ettiği paranın, kooperatif genel kurulunca alınan karara dayalı olarak alınan para olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK. nun 434 üncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle, kararın bozulmasına yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 no.lu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy