(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 3) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.04.2005 gün ve 2004/127-2005/161 s. kararın Yargıtayca tetkiki davalılardan Çukurova Elektrik A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı sigorta vekilinin, TTK. nun 1301 inci madde hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı, davalılardan Çukurova Elektrik A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Karar: 1- Dava, TTK. nun 1301 inci maddesine dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Davalılardan Çukurova A.Ş. vekili, hasar veren aracın maliki bulunduğunu, ancak olaydan 6 ay kadar önce, Bakanlığın, işletmelerine el koyarak, yönetimini TEDAŞ'a verdiğini, aracın bu yeni şirket tarafından, kendi sürücüsü ile kullanımı sırasında kazanın meydana geldiğini, işleten sıfatının bu şirkete geçtiğini savunarak, husumet itirazında bulunmuş olup, mahkemece, bu savunma üzerinde durulmuş, araştırılmış ve bu savunma kanıtlanmış, hatta davadan sonra aracın kayden maliki de bu yeni şirket olmuş ise de, bu davalının olay tarihi itibariyle trafik kaydına göre, malik sıfatı gözetilerek ve bu durumun zarar görenin halefi davacıyı ilgilendirmediği gerekçesiyle bu itiraz reddedilip, bu davalının sorumluluğuna karar verilmiştir.
2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesindeki işleten tanımı araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendine ilişkin olmak üzere işletildiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse bu kimse işleten sayılır. olarak ifade edilmiştir. Bu hüküm, araç üzerindeki fiili hakimiyet ve iktisaden yararlanma ilkesi dikkate alınarak getirilmiş bir düzenlemedir. Husumet itirazı, davanın her aşamasında, zarar görenler dahil herkese karşı savunma olarak getirilebilir ve mahkemece de esasen re'sen gözetilmesi de gerekir.
O durumda mahkemece, dava dışı TEDAŞ'ın, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendine ilişkin olmak üzere işletildiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu mümeyyiz davalı vekilinin kanıtladığı gözetilerek, husumet itirazının kabulü ile davanın bu davalı bakımından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, bu davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan nedenle, davalılardan Çukurova A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, 2 no.lu bentte açıklanan nedenle, sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy