(818 S. K. m. 125) (5846 S. K. m. 36, 68)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.11.2004 gün ve 2004/498-2004/273 sayılı kararın Yargıtayca tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete ilişkin Finansal Forum Gazetesinde sair davalı adına yayınlanan İspanya'nın AB Deneyimi adlı yazının müvekkilinin Ankara Sanayi Odası aylık yayın organı olan Asomedya dergisinde yayınlanan İspanya'nın Avrupa Birliği Deneyimi çalışmasından makaslanarak oluşturulduğunu, davalıların eyleminin Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırılık teşkil ettiğini, usulsüz iktisap sebebiyle 68 madde uyarınca üç kat tazminat isteme hakları bulunduğunu ileri sürerek, 1.800.000.000.-TL maddi ve 2.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının haklılığını ortaya koyan bir rapor bulunmadığını, müvekkilinin kendisine gelen yazıların daha önce yayınlanmış olup olmadığını denetleme imkanı bulunmadığını, FSEK. nun 36. maddesine göre yayınlanmasının mümkün olduğunu, sorumlulukları olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Abidin Lütfi Demir, bu yazı sebebiyle davalı şirketten para almadığını, hazırladığı yazıya dipnot koyması gerektiğini, alıntı yaptığı hususların davacının analiz ve görüşü olmadığını, bu bilgilere çeşitli kaynaklardan ulaşılabileceğini, iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar ve bütün dosya kapsamına göre, davacının isteminin farazi bir sözleşmeye dayalı olması sebebiyle BK.nun 125. maddedeki 10 senelik zaman aşımı süresine tabi olduğu, ayrıca eylemin suç olması sebebiyle 5 senelik uzamış zamanaşımının da gerçekleşmemiş olduğu, davaya konu makalenin sahibinin davacı olduğu ve eser niteliğinde bulunduğunun tartışmasız olduğu, davalı Abidin'in iktibasla ilgili yapması gereken atıfları yapmamış olduğu, davacının işleme, çoğaltma ve yayma hakkı ile ismin korunması ve eserin bütünlüğünün korunması haklarını ihlal ettiği, davalı şirketin iyiniyetli olmasının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, gerekli özeni göstermesi gerektiği, davacının FSEK. nun 68. maddesine göre 3 kat tazminat istemesinin mümkün olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 1.500.000.000.-TL maddi ve 1.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının davaya konu eserden yaptığı alıntıyı yazısında belirtmemesi sebebiyle Fikir ve Sanat Eserleri Yasasının 36. maddesinden yararlanma imkanı bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ilişkin makalenin davalılar tarafından izin alınmaksızın iktibas edilmesi sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, bu davadan önce açtığı ve açılmamış sayılan davanın dava dilekçesinde, fazlaya ait haklarını saklı tutmadan 300.000.000.-TL maddi ve 400.000.000.-TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Her ne kadar bu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, davacı, dava dilekçesinde maddi zararının 300.000.000.-TL olduğunu belirtmek suretiyle FSEK. nun 68. maddesi anlamında yazısının rayiç değerini de belirtmiş olması sebebiyle bu talebi ile bağlıdır. Keza manevi zararının zaman içinde artmasının mümkün bulunmamasına göre davacının ilk dava dilekçesinde manevi tazminata yönelik istemi ile de bağlı olması gerekmektedir. O durumda mahkemece, davacının hak kazandığı maddi ve manevi tazminat istemlerinde davacının ilk dava dilekçesindeki istediği miktarlar nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy