(2499 S. K. m. 16, 17, 22)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.11.2004 tarih ve 2004/12-2004/391 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Sabah Yayıncılık AŞ'nin toplam (2.000.000) adet hissesinin sahibi olduğunu, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Halka Açık Anonim Ortaklıkların Genel Kurullarında Oy Kullanılmasına ve Çağrı Yoluyla Vekalet veya Hisse Senedi Toplamasına İlişkin Tebliğin 17 nci maddesinde, doğrudan veya dolaylı olarak bir ortaklığın sermayesinin ve oy haklarının % 25'ine veya daha fazlasına ya da bu orana bağlı olmaksızın yönetim kontrolünü sağlayan paylarına sahip olanların, diğer ortaklara ait hisse senetlerini de satın almak üzere çağrıda bulunmak zorunda olduklarının düzenlendiğini, bu hükmün amacının, ortaklıktaki yönetim kontrolünün el değiştirmesi halinde, diğer ortaklara paylarını eşit şartlar altında satarak ortaklıktan ayrılma hakkının tanınması olduğunu, Sabah Yayıncılık AŞ'nin (A) grubu imtiyazlı hisse senetlerinin % 50'sinin (toplam sermeyenin % 15.93'ünün) 19.10.2000 tarihinde Pak Grubunu oluşturan ilk beş sıradaki davalılar tarafından, daha sonrada aynı hisselerin 19.01.2000 tarihinde altıncı sıradaki davalı MTM Haber AŞ tarafından satın alındığını, Sermaye Piyasası Kurulu'nun davalılar hakkındaki kararlarına rağmen davalılarca yukarıda açıklanan çağrı zorunluluğuna uyulmadığını ileri sürerek, şimdilik (1.000.000) adet hissenin, çağrı zorunluluğunun doğduğu tarihteki değeri olan (3.250) TL üzerinden hesaplanan (3.250.000.000) TL'nin reeskont türünden temerrüt faiziyle birlikte ödenmesi şartıyla davalılarca hisse senetlerinin fiilen teslim alınmasını, aksi halde anılan meblağın davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı sundukları cevap dilekçeleri ile, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 2499 sayılı SerPK'nın 16/A ve 22 (a) ve (e) maddelerinde verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan dava konusu tebliğin 17 nci maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca dava hakkının, çağrıda bulunma zorunluluğunu doğuran hisse senetlerinin satın alındığı tarihte bu halka açık anonim ortaklığa ait hisse senetlerini ellerinde bulunduran ortaklara ait olduğu, Park Grubu olarak adlandırılan davalılar yönünden bu tarihin 19.10.2000 olduğu, davacının ise hisse senetlerini 23.08.2000 tarihinde elinden çıkardığı, 19.10.2000 tarihinde hesabında hisse senedi bulunmadığından anılan davalılara karşı dava açma hakkının olmadığı, diğer davalı MTM. AŞ'nin hisse senetlerini 19.12.2000 tarihinde iktisap ettiği, davacının 08.12.2000 tarihi itibariyle (500.000) adet hisse senedi sahibi olduğu, ancak 02.07.2001 ve 16.10.20001 tarihinde hisse senetlerini elinden çıkarıp 11.09.2002 tarihinde (2.000.000) adet hisse satın aldığı, böylece dava açılmadan önce iki kere ortaklıktan ayrıldığı ve tekrar ortak sıfatını kazandığı, ortaklıktan ayrılma hakkını kendi iradesiyle veya başka şekilde kullanan ortağın tekrar hisse senedi satın almak yoluyla dava hakkına sahip olamayacağı, diğer bir deyişle yeniden hisse senedi satın almasının davacıya geriye dönük olarak dava hakkı tanımayacağı ve çelişkili davranışların hukuken korunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, aktif husumet yokluğu noktasından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, halka açık anonim şirketlerde zorunlu çağrı yükümlülüğünün ihlal edildiği iddiasına dayanılarak açılan, davacı pay sahibinin elinde bulunan hisse senetlerinin davalılarca satın alınması, bu mümkün olmazsa bedelinin tahsili işlemine ilişkindir. Dava dışı Sabah Yayıncılık AŞ'nin ana sözleşmesinin 7 nci maddesinde, anılan şirketin yönetim kurulu üyelerinin yarıdan bir fazlasının (A) grubu nama yazılı hisse sahibi hissedarların çoğunluğunun göstereceği adaylar arasından seçileceği, davalılarca iktisap edilen hisse senetlerinin ise anılan şirketin (A) grubu imtiyazlı hisse senetlerinin % 50'sini, toplam sermayesinin ise % 15.93'ünü oluşturduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri: IV No: 8 sayılı dava konusu tebliğinin 17 nci maddesinde ise çağrı zorunluluğunun doğması için doğrudan veya dolaylı olarak bir ortaklığın sermayesinin ve oy hakkının % 25'ine veya daha fazlasına ya da bu orana bağlı olmaksızın yönetim kontrolünü sağlayan paylarına sahip olmak ... gerektiği hükme bağlanmıştır. Somut olayda ise davalılarca iktisap edilen hisse senetlerinin, toplam sermayenin ve oy hakkının % 25'ini oluşturmadığı gibi, yönetimde hakimiyet sağlayan imtiyazlı payların da iki grup arasında eşit olarak paylaşıldığı, diğer bir deyişle davalıların yönetim kontrolünü sağlayan paylara sahip olduklarından söz etmeye de olanak bulunmadığı, dolayısıyla davalılarca çağrı yapılması zorunluluğunun doğmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, anılan tebliğin 17 nci maddesi hükmüne dayanılarak dava açma hakkının, çağrı zorunluluğunun doğduğu tarihte hisse senedi sahibi olan ortaklara ait bulunduğu, davacının ilk beş sıradaki davalılar yönünden çağrı zorunluluğunun doğduğu tarihte hisse senedi sahibi olmadığı gibi, dava tarihine kadar kendi iradesiyle iki kez hisselerini elinden çıkarması nedeniyle diğer davalıdan da talepte bulunma hakkını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi kendi içinde tutarlı ve doğru olmakla birlikte, mahkemeyi davacının hisse senetlerini iki kez elinden çıkardığı sonucuna götüren Takasbank yazısındaki müşteriden havuza, havuzdan müşteriye ibarelerinin mülkiyet değişimi gibi algılanmaması gerektiği, sadece kendisine ait hesaplar arasındaki virman hareketlerinin ifade ettiği yönündeki davacı iddiaları araştırılmadan bu sonuca gidilmesi doğru değil ise de, yukarıdaki paragrafta açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, 20.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
BEYOĞLU
BİRİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2004/12
KARAR NO: 2004/391
TARİH: 11.11.2004
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan hisse senetlerinin alınması alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
DAVA: Davacı vekili tarafından mahkememize verilen 12.01.2004 tarihli dava dilekçesi ile; Sabah Yayıncılık AŞ'nin A grubu imtiyazlı hisse senetlerinin % 50'si, toplam sermayenin % 15,93'ünü temsil eden hisse senetlerinin 19.10.2000 tarihinde Penyelüks Tekstil Sanayi ve Ticaret AŞ (kısaca Penyelüks), Park Marina İşletmeciliği Turizm Denizcilik Ticaret AŞ (kısaca Park Marina), Park Savunma Sanayi Otomotiv Tekstil Gıda İnşaat Ziraat Tıbbi ve Kimyevi Malzeme ve Ekipmanları Ticaret AŞ (kısaca Park Savunma), Turgay Ciner ve Erhan Aygün tarafından ve daha sonra aynı payların 19.12.2000 tarihinde diğer davalı MTM Haber Yatırım ve Ticaret AŞ (kısaca MTM) tarafından iktisap edildiği; Sermaye Piyasası Kurulunun Seri IV, No: 8 sayılı Tebliği uyarınca şirketin diğer ortaklarının sahip olduğu hisse senetlerini satın almak üzere çağrıda bulunma yükümlülüğü doğduğu hususunda Sermaye Piyasası Kurulu'nun 07.07.2003 tarih ve 35/815 sayılı ve 04.01.2001 tarih ve 1/6 nolu kararlarının davalılara bildirilmiş olmasına rağmen davalılar tarafından bu hususun yerine getirilmediği; davalıların Tebliğ uyarınca diğer ortakların sahip oldukları Sabah Yayıncılık hisse senetlerini blok alımda ödedikleri fiyat olan beher hisse başına 3.250-TL'den aşağı olmamak üzere satın almaları gerektiği; Sabah Yayıncılık hisse senetlerinin yönetim hakimiyetini sağlayan paylarının devralınmış olması nedeniyle çağrı zorunluluğu bulunduğundan bahisle; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000.000 adet Sabah Yayıncılık hisse senedinin bedelinin öncelikle ödenmesi şartıyla müştereken ve müteselsilen davalılar tarafından hisse senetlerinin fiilen teslim alınmasına; bu talebin davalılar tarafından yerine getirilmemesi halinde hisse senetlerinin toplam bedeli olan 3.250.000.000.-TL'nin reeskont faizi ile bir-likte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenmiştir. (Ek.1/1-13)
SAVUNMA: Davalı Penyelüks (birleşme nedeniyle Park Holding AŞ) vekilleri tarafından süresi içinde verilen 23.02.2004 havale tarihli cevap dilekçesinde; davalı şirketin ikametgah adresi itibariyle yetkili mahkemelerin Kadıköy Ticaret Mahkemeleri olduğu; davalılar arasında gerek zorunlu ve gerekse ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından her davalı yönünden ayrı ayrı ve davalıların ikametgahları mahkemelerinde dava açılması gerektiği; davacının sırf davalıları kendi mahkemelerinden başka bir mahkeme önüne getirmek amacıyla ve kötüniyetli olarak dava arkadaşlığı ihdas ettiği; davalıların müteselsil sorumluluğunun söz konusu olmaması nedeniyle her davalı için ayrı dava açılması zorunluluğu nedeniyle davaların ayrılması ve her davalı yönünden ayrı harç ödenmesi suretiyle harcın tamamlatılması gerektiği; davacı ile davalılar arasında herhangi bir özel hukuk ilişkisi bulunmadığından davacının talep hakkı olmadığı; çağrı yükümlülüğü getiren düzenlemenin ilgililere diğer hissedarlarla sözleşme yapma borcu yüklemeyip yalnızca çağrıda bulunma yükümlülüğü getirdiği ve buna uymamanın yaptırımının da idari para cezası olduğu; bu sebeple davacının dava hakkı bulunmadığı; davacının dava hakkının bulunduğu kabul edilse dahi davalılar bakımından çağrı yükümlülüğünün doğduğu iddia edilen hisse iktisabı tarihi olan 19.10.2000 tarihi itibariyle davacının hisse sahibi olduğunu ispat etmesi gerektiği; bu itibarla davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı; davalının dava tarihi itibariyle Sabah Yayıncılık AŞ nezdinde hissedar sıfatı bulunmadığından ve hisse senetleri 19.12.2000 tarihi itibariyle davalı MTM'ye devredilmiş olduğundan davalının pasif husumet ehliyeti olmadığı, davanın niteliği itibariyle BK'nın 60. maddesinde belirtilen bir yıllık zamanaşımının söz konusu olduğu; Sermaye Piyasası Kurulunun 04.01.2001 tarihli kararı itibariyle bir yıllık zamanaşımının bu tarihten itibaren başladığı ve 04.01.2002 tarihinde bir yıllık zamanaşımının dolmuş olduğu; Sermaye Piyasası Kurulu'nun çağrı mükellefiyetine ilişkin kararına yönelik iptal davası ile davalının hisselerini devretmiş olmasına dayalı olarak yapmış bulunduğu muafiyet başvurusunun reddine ilişkin karara karşı açılmış iptal davalarının İdare Mahkemelerinde derdest olduğu ve bu dava sonuçlarının beklenmesi gerektiği; davacı tarafın iddiasının aksine Sabah Yayıncılık AŞ kontrolünün ele geçirilmiş olmaması sebebiyle çağrı yükümlülüğünün doğmadığı; çağrı yükümlülüğünün doğmuş bulunması halinde dahi aynen ifa davası açılmasının mümkün olmadığı; talep edilen fiyatın ahlaka, hukuka ve hayatın gerçeklerine aykırı bulunduğu, müteselsil sorumluluğu gerektirecek herhangi bir hukuki sebep olmadığı, faiz talebinin dayanaksız olduğu savunularak usul ve esas noktasından davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. (Ek: 10/1-23)
Davalılar Park Marina, Turgay Ciner ve Erhan Aygün vekilleri tarafından süresinde verilen 23.02.2004 havale tarihli cevap dilekçelerinde aynı savunmalar ileri sürülmüştür. (Ek.9/1-22, 11/1-24, 12/1-23)
Davalı Park Savunma vekilleri tarafından cevap süresi içinde verilen 23.02.2004 tarihli cevap dilekçesinde; yetki itirazı dışında aynı savunmalar ileri sürülmüştür. (Ek.13/1-22)
Davalı MTM vekilleri tarafından süresinde verilen 01.04.2004 tarihli cevap dilekçesinde; pasif husumet ve zamanaşımı itirazları dışında aynı savunmalar ileri sürülmüştür. (Ek. 19/1-12)
Deliller: 1- Davalı MTM'ye ait İstanbul Ticaret Sicili Memurluğu'nun 449344/396296 sicil numaralı ticaret sicili dosyası tasdikli sureti.
2- Davalı Penyelüks'e ait İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 297480/245062 sicil numaralı ticaret sicili dosyası tasdikli sureti (Şirketin İstanbul Ticaret Sicilinin 321968/269550 sayısında kayıtlı Park Holding AŞ tarafından tüm aktif ve pasifiyle birlikte devir alınıp her iki şirketin birleşmesi nedeniyle sicil kaydının 17.09.2003 tarihinde terkin edildiği anlaşılmaktadır).
3- Davacı vekili tarafından verilen unvan değişiklikleri nedeniyle düzeltme dilekçesi. (Ek.7)
4- İMKB'nin 16.02.2004 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen 19.10.2000 tarihinden itibaren Borsa Günlük Bülteninde yayınlanan Sabah Yayıncılık AŞ'ne ilişkin Özel Durum Bildirimleri. (Ek.8/1-22)
5- Davalı Park Savunma'ya ait İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 386793/334375 sicil numaralı ticaret sicili dosyası tasdikli sureti. (Ek.14/a)
6- Sermaye Piyasası Kurulu'nun 23.02.2004 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen 04.01.2001 gün ve 1/6 sayılı kararı, 04.07.2003 gün ve 35/815 sayılı kararı ve denetleme raporu fotokopileri. (Ek.14/1-125)
7- Davalı Park Marina'ya ait Antalya Ticaret Sicil Memurluğunun 1686 sicil numaralı ticaret sicil dosyası tasdikli sureti. (Ek.15/1-192)
8- Davacı vekili tarafından 11.03.2004 tarihli delil listesi ve aynı tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen mahkeme kararı ve Yargıtay ilamı fotokopileri. (Ek.16/24-36)
9- Aracı kurum Piramit Menkul Değerler AŞ'nin 26.04.2004 ve 27.05.2004 tarihli cevabi yazıları ve ekleri. (Ek.24/1-8, 31/1-4)
10- Davacı vekili tarafından 26.05.2004 havale tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen Prof. Dr. Ayşenur Berzek imzasını taşıyan hukuki mütalaa fotokopisi. (Ek.26/1-13)
11- Bir kısım davalılar vekili tarafından 18.05.2004 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen Doç. Dr. Abuzer Kendigelen ve Prof. Dr. Nami Barlas imzalarını taşıyan hukuki mütalaalar (Ek.27/1-20)
12- Davalı MTM vekili tarafından verilen 24.05.2004 tarihli delil listesi ekinde ibraz edilen Sabah Yayıncılık AŞ hisse senedi değerleme raporları ile haftalık bülten ve gazete fotokopileri. (Ek.30/1-83)
13- Davacı vekili tarafından 28.05.2004 havale tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen 08.12.2000 tarihli Uzman Yardımcı B. Murat Haholu tarafından düzenlenen rapor fotokopisi. (Ek.32/1-30)
14- Bir kısım davalılar vekilleri tarafından verilen 25.06.2004 tarihli delil listesi ekinde ibraz edilen Sabah Yayıncılık AŞ Değerleme Raporları ile haftalık bülten ve gazete fotokopileri. (Ek.35)
15- Takasbank AŞ'nin 15.06.2004 tarihli cevabi yazısı ve eki. (Ek.36/3-5)
16- Davalı vekilleri tarafından ibraz edilen Danıştay 10. Dairesi'nin 17.05.2004 gün ve 2002/4538-4889 sayılı bozma ilamı fotokopisi. (Ek.40/4-9)
GEREKÇE: Dava, halka açık anonim ortaklıkta hisse senedi sahibi bulunan müşteri tarafından halka açık anonim ortaklıkta yönetimin kontrolünü sağlayacak oranda hisse senedi satın alanlar aleyhine açılan, hisse senetlerinin çağrı zorunluluğu nedeniyle aynı fiyatla satın alınması veya alacak davasıdır.
Halka açık anonim ortaklık niteliğinde olan Sabah Yayıncılık AŞ'nin A grubu imtiyazlı hisse senetlerinden sermayesinin % 15,93'ünü temsil eden kısmının 19.10.2000 tarihinde Park Grubu olarak adlandırılan davalılar Penyelüks/Park Hol-ding AŞ, Park Marina, Park Savunma, Turgay Ciner ve Erhan Aygün tarafından Medya Holding AŞ'den satın alınarak Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri: VIII, No: 20 sayılı Tebliği uyarınca 20.10.2000 ve 23.10.2000 tarihlerinde Borsa Günlük Bülteninde Özel Durum Bildirimi olarak yayınlandığı (Ek.8/1-2); kurulun 04.01.2001 gün ve 1/6 sayılı kararı ile Seri: IV. No: 8 sayılı Tebliğin 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 23.10.2000 tarihli Medya Holding AŞ'nin özel durum açıklamasında Sabah Yayıncılık AŞ (Şirket) hisse senetlerinin blok halinde 3.250-TL fiyat üzerinden satıldığının açıklandığı dikkate alınarak, payları devir alan gerçek ve tüzel kişilerin, aynı fiyat üzerinden Şirketin diğer ortaklarına ait hisse senetlerini satın almak üzere çağrıda bulunma yükümlülüğünün doğduğuna oybirliğiyle karar verildiği (Ek.14/60); bu kararın adı geçen şirketlere tebliğ edildiği; yine Kurulun 04.07.2003 gün ve 35/815 sayılı kararı ile; Sabah Yayıncılık AŞ'nin diğer ortaklarına ait hisse senetlerini satın almak üzere çağrıda bulunma zorunluluğunu yerine getirmemeleri sebebiyle ... idari para cezası uygulanmasına ... Park Grubunun hisselerinin tamamını MTM Haber Yatırım ve Ticaret AŞ'ye devretmiş olmasının ve çağrıda bulunulmaması sebebiyle idari para cezası uygulanmasının, Sabah Yayıncılık AŞ ortaklarına çağrıda bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı hususunun .. .bildirilmesine ... MTM AŞ'nin çağrıda bulunma yükümlülüğünden muafiyet talebinin olumlu karşılanmamasına oybirliğiyle karar verildiği (Ek.14/3-5); davalılar tarafından Kurul kararları aleyhine İdari Yargı yoluna gidildiği; davalı MTM tarafından açılan çağrı yükümlülüğüne ilişkin Kurul kararının iptaline yönelik davanın Ankara 12. İdare Mahkemesinin 2003/1292 esas sayılı dosyası ile ve diğer davalılar tarafından açılan çağrıda bulunma zorunluluğundan muafiyet talebinin reddine ilişkin Kurul kararının iptaline yönelik davanın da Ankara 12. İdare Mahkemesi'nin 2003/1291 esas sayılı dosyası ile derdest oldukları; Park Grubu olarak adlandırılan davalılar tarafından Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin 2001/270 esas sayılı dosyası ile açılan 04.01.2001 gün ve 1/6 sayılı Kurul kararının iptaline ilişkin davanın adı geçen mahkemenin 29.03.2002 gün ve 2001/270-630 sayılı kararı ile reddedildiği ve karar aleyhine temyiz yoluna gidilmesi üzerine Danıştay 10. Dairesi'nin 17.05.2004 gün ve 2002/4538-4889 sayılı kararı ile Ankara 3. İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği (Ek.40/4-9); bu davanın da halen derdest olduğu; taraflar arasında ihtilaf konusu bulunmadığı gibi mevcut delillerle de sabittir.
Taraflar arasındaki ihtilaf esas itibariyle;
a)- Mahkememizin yetkili mahkeme olup olmadığı;
b)- Her davalı yönünden davaların ayrılması ve harç ikmali gerekip gerekmediği (HUMK 43/46);
c)- Davacının dava açma hakkı /aktif husumet ehliyeti olup olmadığı;
d)- Bir kısım davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği;
e)- Zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği;
f)- İdari Yargıdaki dava sonuçlarının bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
a)- Park Savunma dışındaki diğer davalılar tarafından süresinde yetki itirazı ileri sürülmüştür. HUMK'un 9/II. maddesine göre; Davalılar birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılır. Şu kadar ki, kanunda dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belli edilmiş ise, davaya o mahkemede bakılır. Ancak davanın, sırf davalılardan birini kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı belirtilir veya başka delillerle anlaşılırsa mahkeme onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir. Davalılardan Park Savunma'nın ticari ikametgahı mahkememiz yargı hudutları içinde bulunduğundan ve sırf davalılardan birini kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla mahkememizde dava açıldığına ilişkin hiçbir belirti de bulunmadığından yetki itirazı 18.05.2004 tarihli 3. oturumda reddedilmiştir.
b)- Tüm davalılar, her davalı için ayrı dava açılması ve davaların ayrılarak her davalı yönünden harcın ikmali gerektiğini savunmuşlardır. HUMK'un 43/II. maddesine göre; Davanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi halinde birden ziyade kimseler aleyhine birlikte dava açılabilir. Somut olayda, tüm davalılar yönünden aynı sebeplere dayanıldığından HUMK'un 43. maddesi anlamında davalılar arasında bağlantının mevcut olması sebebiyle bu itiraz da 3. oturumda reddedilmiştir.
c)- Tüm davalılar davacının dava hakkı ve aktif husumet ehliyeti bulunmadığını savunmuşlardır. Davacının dava hakkı ve aktif husumet ehliyeti olup olmadığının tespiti bakımından öncelikle davanın hukuki dayanaklarının belirtilmesi gerekmektedir.
SPK madde 16/A'ya göre; Halka açık anonim ortaklıkların sermaye ve yönetiminde kontrolü sağlamak amacıyla pay sahiplerine çağrıda bulunarak, hisse senedi toplama girişiminde bulunulmasında veya genel kurullarda oy hakkını kullanmak için vekalet istenmesinde veya ortaklığın pay dağılımının önemli ölçüde değişmesi sonucunu veren, hisse senedi el değiştirmelerinde, sermaye artırımlarında, birleşme ve devirlerde, menkul kıymetlerin değerini etkileyebilecek önemli olay ve değişmelerde Kurul, küçük pay sahiplerinin korunması ve kamunun aydınlatılmasını sağlamak amacıyla düzenlemeler yapar. Hisse senetleri borsalar ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören anonim ortaklıkların yönetim kurulu üyeleri, genel müdür veya yardımcıları ile sermayenin % 10 veya daha fazlasına sahip ortakları, malik oldukları anonim ortaklıklara ait his-se senetleriyle ilgili olarak, Kurulun kamuyu aydınlatma açısından gerekli gördüğü bilgileri belirlenecek şekil ve esaslar dahilinde Kurula ve ilgili borsalara ve teşkilatlanmış diğer piyasalara bildirmekle yükümlüdürler.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun görev ve yetkilerini belirleyen aynı yasanın 22. maddesinin (a) ve (e) bendine göre; Bu Kanunun uygulanması açısından sermaye piyasası araçlarının ihracını halka arz ve satışının şartlarını düzenlemek ve denetlemek Kamunun zamanında yeterli ve doğru olarak aydınlatılmasını sağlamak amacıyla, genel ve özel nitelikte kararlar almak ve her türlümali tablo ve raporları ile bunların bağımsız denetimlerinin, sermaye piyasası araçlarının halka arzında yayımlanacak izahname ve sirkülerin ve araçların değerini etkileyebilecek önemli bilgilerin kapsamını, standartlarını ve ilan esaslarını tespit ve bu konularda tebliğler yayınlamak Sermaye Piyasası Kurulu'nun görev ve yetkileri arasındadır.
Bu yetkiye dayanılmak suretiyle çıkarılan Seri: IV No:8 sayılı Halka Açık Anonim Ortaklıklar Genel Kurullarında Vekaleten Oy Kullanılmasına ve Çağrı Yoluyla Vekalet veya Hisse Senedi Toplanmasına İlişkin Esaslar Tebliği'nin Çağrıda Bulunma Zorunluluğu başlıklı 17. maddesine göre; Çağrı yoluyla hisse senedi toplanması, blok veya münferit alımlar ya da diğer herhangi bir yöntemle, tek başına veya birlikte hareket ettikleri kişilerle beraber, doğrudan veya dolaylı olarak bir ortaklığın sermayesinin ve oy haklarının % 25'ine veya daha fazlasına ya da bu orana bağlı olmaksızın yönetim kontrolünü sağlayan paylarına sahip olanlar, diğer ortaklara ait hisse senetlerini de satın almak üzere çağrıda bulunmak zorundadır.
Tek başına veya birlikte hareket ettiği kişilerle beraber bir ortaklığın sermayesine ve oy haklarına % 25 ile % 50 arasında bir oranda sahip olanlar da, herhangi bir oniki aylık süre içerisinde bu oranı, % 10 ya da daha fazla artırırlarsa, diğer ortaklara ait hisse senetlerini satın almak üzere çağrıda bulunmakla yükümlüdürler. Söz konusu oranlara ulaşılmasını izleyen 15 gün içerisinde çağrı yapmak üzere Kurula başvurulması gereklidir. Bu madde uyarınca yapılacak çağrıda ortaklara önerilecek fiyat, birinci fıkrada düzenlenen alımlar, çağrı yoluyla hisse senedi toplanması sonucunda yapılmışsa, bu çağrıda ortaklara ödenen en yüksek fiyattan, blok alımlar yoluyla yapılmışsa blok alımda ödenen en yüksek fiyattan; diğer yollarla yapılmışsa, alımı yapan kişinin veya birlikte hareket ettiği kişilerin alımı yapmalarından önceki üç ay içerisinde ortaklık hisse senetlerine ödedikleri en yüksek fiyattan daha aşağı olamaz. Önerilecek bedelin nakit karşılığı olması ve yapılacak çağrının en az 15 gün süreyle ortaklara açık olması zorunludur. Bu madde uyarınca çağrı yapmak zorunluluğuna, aşağıdaki hallerin varlığı halinde, Kurul'ca muafiyet getirilebilir.
Bu hükümler çerçevesinde dava hakkı, çağrıda bulunma zorunluluğunu doğuran hisse senetlerinin satın alma tarihinde bu halka açık anonim ortaklığa ait hisse senetlerini ellerinde bulunduran; diğer bir ifade ile bu tarih itibariyle halka açık anonim şirket ortağı durumunda olan kişilere aittir. Park Grubu olarak adlandırılan davalılar yönünden çağrıda bulunma zorunluluğunu doğuran hisse senedi alım tarihi 19.10.2000'dir. Davacının, Sabah Yayıncılık AŞ'ye ait hisse senetlerini 23.08.2000 tarihinde elden çıkardığı; bu tarih itibariyle hisse senedi bakiyesinin sıfır olduğu ve 26.10.2000 tarihinde yeniden 1.000.000 adet hisse senedi satın aldığı Takasbank'ın cevabi yazısı ekindeki hesap hareketleriyle anlaşılmaktadır. (Ek.36/5)
Davacı 19.10.2000 tarihi itibariyle Sabah Yayıncılık AŞ ortaklarından olmadığından ve bu tarih itibariyle hesabında hisse senedi bulunmadığından, Park Grubu olarak adlandırılan davalılara karşı dava açma hakkı / aktif husumet ehliyeti mevcut değildir.
Davalı MTM'nin hisse senetlerini iktisap tarihi 19.12.2000 olup; davacının 08.12.2000 tarihi itibariyle 500.000 adet hisse senedi sahibi olduğu aynı kayıtlarla ortaya çıkmaktadır. (Ek.36/5)
Ancak; bu kayıtlara göre 02.07.2001 ve 16.10.2001 tarihlerinde hisse senetleri elden çıkarılıp 11.09.2002 tarihinde 2.000.000 adet hisse senedi satın alınmak suretiyle, dava açılmadan önce iki defa davacının sahip olduğu hisse senetlerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve tekrar hisse senedi satın alarak ortak sıfatını kazandığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili tarafından ibraz edilen deliller arasında bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2003 gün ve 2003/3498-10556 sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere SPK ile getirilen düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup; halka açık anonim ortaklıklarda azınlıkta kalan ortaklara ortaklıktan ayrılma hakkı tanıma amacına yönelik olduğundan, bu hakkını yasal düzenlemeler dışında, kendi iradesi ile ve başka şekilde kullanan ortağın, tekrar hisse senedi satın almak yolu ile dava hakkına sahip olması mümkün değildir.
Somut olayda, davacı, davadan önce iki defa şirket ortaklığından ayrılmış durumda olup; yeniden hisse senedi satın alınması geriye dönük dava hakkı tanımayacağından ve çelişkili davranışların hukuken korunması mümkün olmadığından, davacının davalı MTM'ye karşı da dava hakkı / aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu sebeplerle; diğer ihtilaflı konulara girilmeden, dava hakkı / aktif husumet ehliyeti yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda yazıldığı üzere; aktif husumet noktasından davanın reddine, ... taraf vekillerinin yüzlerinde tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verilerek açıkça okunup anlatıldı. 11.11.2004 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy