(2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2003 gün ve 1996/499-2003/914 sayılı kararın Yargıtayca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, bu ve birleşen davada, müvekkili şirketin davalının acentesi olup sair müvekkillerinin de müvekkili şirket lehine teminat senetleri düzenlediklerini, müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmadığı durumda davalının bu senetlere dayanarak icra takiplerine giriştiğini ileri sürerek, takip konusu senetlerin iptalini, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini ve %40 tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu bonoların davacı şirketin borcunu karşılamak üzere alındığını ve borcun ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini savunarak davanın reddini istemiş, %40 tazminatın da davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı şirketin 1996 yılı itibariyle davalıya 694.706.357 TL. borcunun bulunduğu, davacı Ş. Demirtaş'ın keşidecisi olduğu bonolardaki imzanın Ş.'a ilişkin olmadığının kesinleşen Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararından anlaşıldığı, dolayısıyla davacı şirketin bu senetlerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, davacılar K. ve Ş. tarafından açılan davaların takip edilmediği gerekçesiyle, asıl davada davacı S. Ltd. Şti'nin davasının kısmen kabulü ile anılan meblağ dışında kalan kısım için borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada ise davacı şirketin davasının kabulüne ve dava konusu senetlerin iptaline, tazminat istemlerinin reddine, davacılar K. ve Ş.'ın davalarının ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarda açıklanan sebeplerden dolayı, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy