(1163 S. K. m. 17) (2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.09.2004 gün ve 2003/312-2004/370 sayılı kararın Yargıtayca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2001 yılında ihraç edilmesi üzerine davalı kooperatife başvurduğu durumda aidatlarını geri alamadığını, başlattığı takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, alacağın 02.07.2002 gününde muaccel olduğu, ancak kooperatifin malvarlığını tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı kooperatif üyeliğinden ihraç edilen davacının yaptığı ödentilerin iadesi için başlattığı icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17/1 inci maddesi gereğince, kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haizdir. Bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir ve bundan önce başlatılan bir takibe dayalı olarak açılan itirazın iptali davası, hakkın doğduğu tarihten sonra takip başlatılmak ve bundan sonra dava açılmak üzere red edilmelidir. Aynı Kanun'un 17/2 nci maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek olması sebebiyle ödemelerin geciktirilmesine ait bir genel kurul kararı alınmış ve mahkemece, ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olduğu bilirkişi raporu ile saptansa dahi, bu, yalnızca kooperatife ödemeyi geciktirme hakkı verir ise de alacağın muacceliyet tarihini etkilemez.
Somut olayda, mahkemece, davacının ihracının kesinleştiği yılın bilançosunun onaylandığı genel kurul toplantısını izleyen bir ayın sonunda alacağın muaccel olduğu sonucuna varıldıktan sonra, ödemenin davalının mal varlığını tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, söz konusu genel kuruda, ayrılan ortaklara, 2003 yılı ocak ayından başlanılarak, nakit akışına ve ayrılış sırasına göre ödeme yapılması kararı alınmış olup, bu karar, dayanağını 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/2 nci madde hükmünden alan ödemelerin geciktirilmesi kararı değildir. Zira, davalı kooperatif, ödemelerin yapılmasına karar verdiğine göre, artık bu karara uyması gerekir. Bu durumda, davacı alacağının muacceliyet tarihinin tespiti için ödemelerin kooperatif mal varlığını tehlikeye düşürüp düşürmeyeceğinin araştırılmasına gerek dahi olmadığının kabulü gerekir.
Bu itibarla, alacak, bu genel kurul kararından bir ay sonra muacceliyet kazanmış olup, takibin bundan sonra başlatılması karşısında da, esasa girilerek, davacı ödemelerinin ve davacıya düşecek masraf hissesinin tespiti ile sonuca varılması gerekmekte iken, mahkemece, davacının ihracının kesinleştiği yılın bilançosunun onaylandığı genel kurul toplantısını izleyen bir ayın sonunda alacağın muaccel olduğu sonucuna doğru olarak varıldıktan sonra, ödemenin davalının mal varlığını tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy