(1086 S. K. m. 445, 446)
Dava: Taraflar arasında görülen davada B. Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.11.2004 tarih ve 2004/156-2004/457 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı A. Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı sigortacı ile dava dışı E. Kargo Ltd. Şti. arasında imzalanan taşımacılık sorumluluk abonman sigorta sözleşmesi uyarınca hasara uğrayan emtia bedelini sigorta ettirene ödeyen davalının, alt taşıyıcı sıfatıyla müvekkillerinden rücuen talepte bulunduğunu, davalı sigortacı ile müvekkilleri arasında görülen dava sonucunda ( 3.731.000.000 ) TL. hasar bedelinin müvekkillerinden tahsiline karar verildiğini ve bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, oysa sigorta sözleşmesinin 3 ncü sayfasında hangi hallerde kiralık araç sahibi ve sürücüsüne rücu edilebileceğinin belirtildiğini, dava konusu taşımada bu hallerden hiçbirisinin mevcut olmadığını, dolayısıyla davanın reddinin gerektiğini, ancak davalı sigortacının o davada sözleşmenin sadece 1 nci sayfasını ibraz ettiğinden hileli davranarak davanın kabulüne karar verilmesini sağladığını, müvekkillerinin bu hileyi yeni öğrendiğini ileri sürerek, HUMK. nun 445/1-7 nci maddesi uyarınca yargılamanın iadesi taleplerinin kabulü ile davanın reddini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar tarafından ileri sürülen sebeplerin HUMK.nun 445 nci maddesinde tahdidi olarak sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin hiçbirisine uymadığını, talebin süresinde yapılmadığını, sigortacının kanuni halefiyet hakkını ortadan kaldıran sözleşme şartlarının hükümsüz olduğunu savunarak, talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacıların ileri sürdükleri hileyi araçlarının fiilen haczedildiği 05.04.2004 tarihinde öğrendiğinin ve davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, dava konusu kazanın davacının sigorta ettirenin kiraladığı ve davalıların maliki ile sürücüsü bulundukları araçla yapıldığı, poliçeye göre sigortacının ancak alkollü veya uyuşturucu alarak veya yetersiz ehliyetle ya da araçtaki bakımsızlığın sebep olduğu azalarda oluşacak hasar bedelini rücuen talep edebilecekken, hava ve yol şartlarından kaynaklanan kaza da sigorta ettirene ödediği hasarlı emtia bedelini davacılardan talep ettiği, hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle, iade-i muhakeme talebinin kabulüne, mahkemenin 26.10.2001 tarih 2000/437 esas-200l/621 karar sayılı davasında, davacı A. Sigorta A.Ş.nin davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı,davalı A. Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, HUMK.nun 445 vd. maddelerine dayalı yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Yargılamanın iadesi nedenleri anılan Yasa'nın 445 ve 446 ncı maddesinde toplam 11 neden olarak sınırlı şekilde sayılmıştır. Davacılar vekilince yargılamanın iadesi isteminin dayandığı neden, 445 nci maddenin 7 nci bendinde düzenlenen ve lehine hüküm verilen tarafın, hükme etkisi olan bir hile kullanmış olması değil, aynı maddenin 1 nci bendinde düzenlenen, yeni bir senet veya belgenin ele getirilmiş olmasıdır. Anılan madde hükmü uyarınca bu yeni senet veya belgenin sonradan ele geçirilmesinin yargılamanın iadesi sebebi oluşturabilmesi için, diğer şartların yanında, bu senet veya belgenin yargılama sırasında ya bir mücbir sebepten dolayı veya lehine hüküm verilen tarafın fiilinden dolayı elde edilmemiş olması gereklidir. Maddede belirtilen zorlayıcı nedenden anlaşılması gereken, yargılamanın iadesini isteyen tarafın söz konusu belgeyi dava sırasında elde edememesinin kendi kusuruna dayanmamasıdır.
Somut olayda ise, taraflar arasında görülen önceki davada, o davanın davalıları olan N. ve i. tarafından yargılama boyunca usulüne uygun tebligatlara rağmen hiçbir oturuma katılmamış karar da temyiz edilmemiştir. Oysa kendi üst taşıyıcıları olan dava dışı E. Kargo Ltd. Şti. ile A. Sigorta A.Ş. arasında düzenlenen ve emsal nitelikte olan sigorta poliçelerinden birisini temin edip o davada savunmada bulunarak aleyhlerine hüküm kurulmasını önleyebilirlerdi. Zira, aynı yoldan temin ettikleri bir poliçede yer alan "yurt içi mal taşımacılığı sorumluluk sigortası özel şartlarına" dayanarak iş bu davayı açmışlar ve yargılamanın iadesi taleplerinin kabulünü istemişlerdir. Dolayısıyla, iş bu davanın davacıları N. ve İ. tarafından yeni bir senet veya belgenin önceki yargılama sırasında ele geçirilmemesi, ne bir zorlayıcı nedenden ne de lehine hüküm verilen tarafın fiilinden kaynaklanmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, HUMK.nun 445 ve 446 ncı maddelerinde sınırlı şekilde sayılan yargılamanın iadesi nedenlerinden hiç birine uygun olmayan talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı A. Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy