(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 23.10.2005 gün ve 2005/715-2005/1010 s. kararın Yargıtayca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken kendi isteğiyle üyelikten ayrıldığını ve bu isteminin davalı tarafından kabul edildiğini, kooperatife ödemiş olduğu paraların ödenmesini istemesine rağmen geri ödemenin yapılmadığını, bu sebeple davalı kooperatife yönelik icra takibine başladığını, ancak itirazda bulunulması sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, borçlunun takip konusu alacağa yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve alınan bilirkişi raporuna göre ayrılma tarihi itibariyle davacının alacağının 6.381.667.547 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline, davacının fazla hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, üyelikten ayrılan davacının yaptığı ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. Ayrılan üyenin kooperatifin varlığı üzerindeki haklarını düzenleyen 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca üyenin çıkma payının ayrıldığı yıla ilişkin bilanço çerçevesinde belirlenerek iade edilmesi gereklidir. Bu itibarla, iadesi gereken miktar ödenen aidatların toplamı kadar olmayıp yapılan toplam ödemeden üyenin ayrıldığı yıla ilişkin kabul edilen bilançoda gösterilen genel giderlerden payına düşen kısım indirildikten sonra kalan miktarla sınırlıdır. Buna göre davacıya iadesi gereken bedelin açıklanan yönteme uygun olarak yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, bozma kararına yanlış anlam verilerek ayrıldığı yıla ilişkin bilanço uyarınca hesaplanan öz varlık miktarından ödediği miktara isabet eden kısmın hesaplanması suretiyle toplam ödemeyi bile aşarak kooperatif öz varlığından pay verilmesi sonucunu doğuracak biçimde davalının sorumluluğuna karar verilmesi Kooperatifler Kanunu ve kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine aykırı olup, kararın bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy