(551 S. KHK m. 73, 75, 136)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.05.2006 tarih ve 2004/551-2006/128 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.04.2008 gününde davacılar avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili yabancı menşeili şirketin Türkiye'de Olanzapin etkin maddesinin en kararlı kristal formunu koruyan 22.03.21996 tarih ve TR 199701017 B nolu, Olangepin etken maddesinin tüm formlarının uygulandığı ticari, koli oral formulasyonuna ilişkin olarak da 22.03.1996 tarih ve TR 1997 01018 B nolu iki adet incelemeli patentin sahibi olduğunu, her iki patentinde 2016 yılına kadar koruma altında bulunduğunu, diğer müvekkilinin sözkonusu iki patenti kullanarak şizofreni hastalarının tedavisinde kullanılan Zyprexa adlı ilacı 27.07.1998 tarihli ruhsat ile ürettiğini, davalının davacı adına patentli ilacın ancak tamamen aynı olması zorunlu olan bir ilaç ruhsatı almakta kolaylık sağlayan kısaltılmış ruhsat başvurusunda bulunduğunu, davalının bu başvuru ile sözkonusu ilacı üretmek ve satmak isteğini gösterdiğini ileri sürerek, ıslah ve kısmi feragat beyanları ile neticeten davacıya ait incelemeli patentlere konu Olanzapin etkin maddesi olan tıbbi formasotik ürünün ticaret mevkiine konulmasının önlenmesine, patente vaki ve muhtemel tecavüz ve zarar tehlikesinin tespiti ve önlenmesine (sadece TR 1997 01017 B sayılı patent ile korunan istemlerden 9 nolu incelemeli usul patenti açısından)karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 551 sayılı KHK.'nun 73, 75 ve 136.maddelerinde patent hakkının tecavüzü sayılabilecek eylemlerin ve sonuçlarının gösterildiğini, 75.maddeye eklenen (f)fıkrası ile ruhsat başvurusunun patent tecavüzü olmadığının açıkça belirtildiğini, davacıların asıl amacının ruhsat başvurusunu engelleyerek koruma süresini uzatmaya yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, 551 sayılı KHK.'nun 75.maddesinde patentten doğan hakların kapsamı dışında kalan fiilleri, 136 maddenin ise hangi fiillerin patentten doğan hakka tecavüz sayıldığını belirttiği, ruhsat başvurusunda bulunmanın patentten doğan hakka tecavüz olarak belirtilmediği, 26.06.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 5194 sayılı Yasa'nın 3.maddesi ile 551 sayılı KHK.'nun 75.maddesine eklenen (f)fıkrası ile ilaçların ruhsatlandırılmasının patentten doğan hakların kapsamı dışında kalan fiillerden sayıldığını, anılan Yasa davadan 1 gün sonra yayınlanmış ise de devam eden uyuşmazlıklarda Yasa ile getirilen düzenleyici kuralın uygulama yerinin bulunduğu gerekçesiyle vazgeçilen talepler hakkında feragat nedeniyle, diğer talepler açısından ise esastan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 550.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.80.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy