(6762 S. K. m. 26, 35) (5590 S. K. m. 9, 37, 76) (Ticaret Sicili Tüzüğü (MÜLGA RGT: 26.04.2013 RG NO: 28629) m. 40)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erdemli Asliye 1.Hukuk Mahkemesince verilen 25.07.2006 tarih ve 2006/96-198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı ticaret odası vekili, davalı işletmenin TTK ve Ticaret Sicil Tüzüğüne göre şube olarak Erdemli Ticaret Sicil Memurluğuna ve Erdemli Ticaret ve Sanayi Odasına tescilinin davet edildiği halde, davalının şube niteliğini taşımadığı gerekçesiyle tescilden imtina ettiğini ileri sürerek, davalıya ait işletmenin müvekkili oda ve ticaret siciline tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu işletmenin şube olmadığını, irtibat bürosu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında davalının anılan işletmeyi Erdemli Ticaret Sicil Memurluğuna Şube olarak tescil ettirdiği gerekçesiyle, davanın konusuz kaldığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirketin ticaret siciline ve ticaret odasına tescili istemlerine ilişkin olup, mahkemece yargılama aşamasında davalının ticaret siciline kaydedildiği gerekçesiyle, davanın konusuz kaldığından reddine karar verilmiştir.
Oysa, TTK.nın değişik 26. maddesinde, ticaret ve sanayi odası veya ticaret odası bulunan yerlerde bir ticaret sicili memurluğu kurulacağı belirtilmiş olup, gerek TTK.nın 35. maddesi, gerekse Ticaret Sicil Tüzüğünün 40. maddesi gereğince, mahkemeden ticaret siciline tescil isteme görev ve yetkisi Ticaret Sicil Memurluğuna verilmiştir. Ayrıca, 5590 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Kanununun 76. maddesinde aynı Kanunun 9. ve 37. maddelerindeki kayıt mecburiyetini bir ay içinde yerine getirmeyenlerin odalar ve borsalar tarafından resen kaydedileceği öngörülmüştür.
Somut olayda, Erdemlide Ticaret Sicil Memurluğu bulunmakta olup, davacı Ticaret Odasının davalının ticaret siciline tescili istemine ilişkin, aktif dava sıfatının bulunmadığı gözetilerek, bu isteminin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davanın açıklanan gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle reddi kararı doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2007 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy