(6762 S. K. m. 309, 340) (818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 434)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.05.2006 tarih ve 1997/1152 - 2006/169 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili Hayati ile Ayhan'ın ............... Mimarlık İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. adı altında bir şirket kurduklarını, davalı ve müvekkillerinin şirketin müdürleri olup, şirketin temsil ve ilzamı için ise müdür olan şahıslardan herhangi ikisinin şirket kaşesi altında imza atmaları gerektiğini, anılan şirketin bu şekilde temsil ve ilzamının mümkün olmasına rağmen davalı Ayhan'ın müvekkillerinden habersiz olarak şirket hesabından gerek tek imzalı, gerekse diğer müdür Murat'ın imzasını taklit ederek düzenlediği çekleri kendi yararına kullandığını, şirketin bankadaki hesabından tek başına şirket ile ilgili olmayan yerlere havaleler çıkardığını, şirkete ait hesaplardan tek imza ile para çektiğini, anılan davalının yapmış olduğu usulsüz işlemler ile davalı bankanın da bu işlemlerin gerektirdiği basiret ve itinayı göstermeyerek kusurlu davranması nedeni ile müvekkillerinin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek, 4.000.000.000. TL zararın işlem tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacıların aktif husumete ehil olmadıklarını, diğer davalının işlemlerinden dolayı müvekkili bankaya karşı dava açılamayacağını, davaya konu işlemlerde müvekkili bankaya yüklenecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, tüm işlemlerin mevzuata ve sözleşmelere uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Ayhan vekili, davacıların bu davayı açma haklarının olmadığını, davacıların iddialarının ve tazminat istemlerinin tamamen yersiz bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın imza sirkülerini göz önüne almayıp şirketi temsil ile yetkili olanlardan sadece davalı Ayhan tarafından tek imza ile tanzim ve keşide edilen 15.04.1996 tarihli 840.000.000. TL'lık çeke dayalı olarak şirket hesabından yapılan ödeme ve dava dışı şirketin yetkililerinin hiçbir virman talimatı ve havale talimatı olmadığı halde 08.11.1995 tarihinde şirket hesabından Tuğrul hesabına üzerinde hiçbir imza kaşe olmadan yapılan 20.000.000. TL havale nedeni ile şirketin uğradığı 860.000.000. TL zarardan davalılar banka ve Ayhan'ın sorumlu oldukları, olayda zarar görenin dava dışı..............Mimarlık İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, bu nedenle uğranılan zararın davacılar yerine dava dışı şirkete ödenmesi yönünde hüküm tesis edilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 860,00. YTL alacağın 11.09.1997 dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile.................Mimarlık İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434'üncü maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Somut olayda, davalı Ayhan vekili tarafından katılım yolu ile yapılan temyiz istemi yasal süresinde olmadığı gibi harcı yatırılmamış ve temyiz defterine kayıt da edilmemiştir. Bu durumda süresinde yapılmayan ve harçlandırılmamış temyiz isteminin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından bu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti de bulunmayıp, anılan davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalı Ayhan'ın yetkisi olmadan yaptığı işlemler nedeniyle zarara uğrayanın dava dışı şirket olması karşısında davada hüküm altına alınan miktarın TTK'nun 340'inci maddesindeki atıf gereği aynı yasanın 309'uncu maddesi uyarınca şirkete verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre de davacılar ve davalı banka vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, dava dışı.................Mimarlık İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin müdürlerinden olan davalı Ayhan'ın diğer davalı bankanın da özen borcuna aykırı davranması sonucu yaptığı usulsüz işlemleri ile verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacılardan Hayati ile Ayhan anılan şirketin ortakları olup, bunlar ile davacı Murat'ın aynı zamanda söz konusu şirketin müdürleri oldukları ve şirketin temsil ve ilzamı için müdür olan şahıslardan herhangi ikisinin imzasının gerekli olduğu hususları çekişmesiz olup, davada çözümü gereken yön davalı Ayhan'ın diğer davalının da özensiz davranması sonucu tek başına yaptığı işlemler nedeniyle ortağı ve müdürü olduğu şirkete verdiği zararın tazmini noktasındadır. Davacıların ileri sürdükleri iddialara göre şirket müdürü davalı Ayhan'a karşı açılan dava niteliği itibarı ile bir sorumluluk davası, davalı bankaya karşı açılan dava ise haksız eylem sonucu verilen zararın tazminine yönelik bir davadır. Davacılar kendilerinin zarara uğradığını ileri sürseler de davadaki iddiaların ileri sürülüş biçimine ve olayların niteliğine göre davacı ve davalı şahısların ortağı ve müdürü oldukları şirketin uğradığı zarar söz konusu edildiğinden davada dava dışı şirketin zarara uğrayıp uğramadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinde açıklanan ve davalı Ayhan'a isnat edilen tüm işlemlerden Ayhan tarafından usulsüz olarak yapıldığı belirlenen işlemler sonucu şirketin zarara uğrayıp uğramadığının tespiti gerekmektedir. Bu nedenle öncelikle tarafların bu konularda gösterdikleri deliller de toplandıktan sonra dava dışı.............Mimarlık İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtları ile ortaklar kurulu kararları ve bilançoları üzerinde bilirkişiler vasıtası ile inceleme yaptırılarak davalı Ayhan'ın imza sirkülerine aykırı olarak tek imza ile yaptığı işlemlere ve şirket hesabından tek başına yaptığı harcamalara şirketin sonradan benimseyerek kabul etmek sureti ile icazet vermiş sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi, icazet vermemiş olsa bile yapılan işlemlerden dolayı dava dışı şirketin zarara uğrayıp uğramadığının belirlenmesi ile sonucuna göre davalı Ayhan'ın usulsüz olarak yaptığı işlemler sonucu gerçekleşen şirket zararından, davalı bankanın da söz konusu inceleme sonucuna göre kendi kusurlu eylemi ile illiyet bağı içinde gerçekleştiği anlaşılan şirket zararından sorumlu tutulması gerekirken, açıklanan şekilde şirket defter, kayıt, karar ve hesapları .üzerinde bir inceleme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı banka diğer davalının tek imza ile keşide ettiği çek bedeli ve şirket yetkililerinin hiçbir talimatı olmaksızın üçüncü kişiye yaptığı havale nedeniyle sorumlu tutulmuştur. Oysa ki davalı bankanın sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle hüküm altına alınan tutarlara konu işlemlerin dava dışı şirket tarafından kabul edilip edilmediği, bu işlemler nedeni ile şirketin bir zarara uğrayıp uğramadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu nedenle yukarıdaki bentte açıklanan şekilde şirket defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak inceleme sonucu hüküm altına alınan tutara konu işlemlerin şirket tarafından kabul edilip edilmediği, şirketin söz konusu işlemler nedeni ile bir yarar sağlayıp sağlamadığı ve şirketin zarara uğrayıp uğramadığının belirlenerek sonucuna göre davalı bankanın sorumluluğu yönünden bir karar verilmesi gerekirken, anılan yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davalı bankanın sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Ayhan vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4'üncü maddesi uyarınca Reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ve davalı banka vekillerinin diğer temyiz itirazlarının Reddine, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar, 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy