(6762 S. K. m. 1288)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11/11/2005 tarih ve 2003/628-2005/492 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait evin davalı şirkete sigortalı olduğu esnada meydana gelen su baskını sonucu toplam onbir adet halının ve evinin hasarlandığını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 3100 Euro tamirat ve tadilat gideri ile halıların tamamen özelliğini yitirmesi nedeniyle tam sigorta tazminatı olan 23.788 Euro olmak üzere toplam 26.888 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zarar bedeli olarak belirlenen 2.414.000.000 TL nın davacının bildirdiği hesaba yatırıldığını, davacının tazminat isteminin yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 2.672.578.000 TL tamirat gideri bakiyesi ile 19.102 Euro sigorta kapsamındaki halı bedeli ve konaklama giderinin dava tarihinden itibaren Merkez Bankası'nın TL ve Euro'ya uyguladığı faiz oranıyla birlikte davalıdan alınmasına, davacının fazlaya ait isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, konut sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir. Davacı taraf, konutunun davalı şirket nezdinde 16.10.2002-2003 tarihleri arasında meydana gelecek çeşitli rizikolara karşı sigortasının temin edildiğini, 28.12.2002 tarihinde sigortalı konutun su baskınına uğradığını, bu sırada toplam on bir adet halının hasarlandığını, özelliklerinin tamamen bozulduğunu, bütün halıların 23.788 Euro üzerinden sigortalandığını, esasında halıların değerinin bu miktarın çok üzerinde olduğunu ileri sürmüştür. Davaya dayanak yapılan poliçe incelendiğinde kıymetli eşya listesinde ipek halılar için 23.788 Euro sigorta bedeli gösterilmiş, ancak halıların adedi yazılmamıştır. Davacı taraf dilekçede on bir adet halının sigorta kapsamında olduğunu, halıların değerinin daha fazla olmasına rağmen 23.788 Euro değer biçildiğini açıklamıştır. Halıcılık konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 12.04.2005 tarihli raporda davaya konu poliçe döneminde meydana gelen su baskını hadisesinde hasar gören halıların altı adet olduğu belirlenmiş, mahkemece anılan raporda altıncı sırada gösterilen İran Tebriz ipek el dokuma halısının daha önceki poliçe döneminde hasarlandığı ve bedelinin alındığı gerekçesiyle söz konusu halı için hesaplanan hasar miktarı düşülerek toplam beş adet halı için 18.852 Euro hasar bedeli belirlenmiştir. Davacı sigorta kapsamına alınan tüm halılarının on bir adet olduğunu bildirmiş, ancak davaya konu poliçe kapsamında hasarlanan halıları beş adet olarak belirlenmiştir. Bu durumda on bir adet halı için belirlenen sigorta bedelinin 23.788 Euro olmasına rağmen beş adet halı için ne şekilde 18.852 Euro hesaplandığı anlaşılamadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından hasarlı halıların dava tarihindeki değerine göre zararın belirlendiği de görülmüştür.
O halde mahkemece öncelikle poliçede halılar için gösterilen 23.788 Euro bedelin on bir adet halı karşılığı olduğunun davacı tarafın kabulünde bulunmasına göre on bir adet ipek halı için belirlenen bu değerin TTK. nun 1288. maddesinde düzenlenen menfaat değerinin altında yapılmış sigorta niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi, bu durum açıklığa kavuşturulduktan sonra da davacı dilekçede on bir adet halı için 23.788 Euro istediğine göre hasarlandığı anlaşılan beş adet halı için istenebilecek tazminatın isteme göre oranlanarak talebin aşılmaması ve hasarlanan halılar için ödenecek tazminatın hesabının kanuni ilkeler, genel ve özel şartlar uyarınca yapılması gerekirken eksik sigortanın var olup olmadığı, davacının isteminin aşılıp aşılmadığı hususlarının değerlendirilmemesi ile hasarlı halıların dava tarihindeki bedellerinin esas alınması suretiyle tazminat hesabı yapılması hususları doğru görülmemiş, sigortalı halılar için belirlenen hasar miktarı yönünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy