(6762 S. K. m. 4) (3095 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 13.Ticaret Mahkemesince verilen 10.11.2005 tarih ve 2004/603-2005/671 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya kasko sigortalı aracı hasarlandığı ve pert işlemi yapıldığı halde, rayiç değerden sovtaj değerinin mahsubu sonucu bakiye 12.056.000.000.-TLnın ödenmediğini ileri sürerek, bu meblağın avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alkolün etkisiyle kazanın oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, sürücü alkollü olsun ya da olmasın, olayın alkolün münhasır etkisiyle meydana gelmediği, rayiç değerden sovtaj mahsup edildiğinde davalının 9.456.000.000.-TL ödemesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın bu meblağ üzerinden değişen yasal faiziyle birlikte kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece, yasal dayanağın Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesi olarak gösterilmesi gerekirken, İMSS. genel şartlarının 4/c maddesi olarak belirtilmesinin sonuca etkili olmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda tanzim edilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki uyuşmazlık mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı sigorta şirketi hakkında talep gibi, 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesinde ticari işlerdeki temerrüt faizi oranı olarak öngörülen avans faiz oranına hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.'nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (Hüküm) bölümünün 1 nolu bendinde yer alan % 38 ve değişen oralarda yasal faizi kelimelerinin çıkarılarak yerine 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasanın 2.maddesi ile değişik 2/2 maddesinde yazılı faiz oranı ( artan ve eksilen oranları )ile birlikte ibarelerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 382,62.-YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.02.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy