(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.12.2005 tarih ve 2003/380 - 2005/913 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi dava vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu dava dışı D. Elektrik Ltd. Şti.'nin davalı kooperatifin elektrik projesini yaptığını, yapılan iş karşılığında davalının yaptığı konutların altında bulunan dükkanın satılmasının teklif edildiğini, davalının 24.06.2005 tarihli genel kurul kararı ile yönetimine dükkanların satıcına ilişkin olarak yetki verildiğini, müvekkilinin de yapılan iş bedelinden geriye kalan bedeli ödeyerek dükkanı satın aldığını, davalı yönetiminin ise müvekkilini ortak olarak kaydettiğini, müvekkilinin yaptığı ödemeler sonrasında davalı ile ibralaşarak davacının borcunun kalmadığının kararlaştırıldığını, daha sonra davalının müvekkiline ihtarnameler keşide ederek 5.223.500.000 TL'nin ödenmesini talep edildiğini, müvekkilinin ödeme yapmaması üzerine ortaklıktan ihracına karar verildiğini, davalının inşa ettiği dükkanları ortaklarına tahsis etmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, müvekkili ile davalı arasındaki ilişkinin alıcı-satıcı ilişkisi olduğunu ve hukuken oluşmayan ortaklık ilişkisinin sona erdirilemeyeceğini ileri sürerek, müvekkilinin ortak olmadığının tespiti ile ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ortak olacak kişilerin konut sahibi olacak kişilerden seçilmesi gerektiğinden, davacının ortaklığa kabul kararının yasa ve ana sözleşmeye aykırı olduğu, ortak olmayan davacının ihracına karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüyle, davacının ortak olmadığının tespiti ile ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili temyiz edilmiştir.
Dava, davacının kooperatif ortağı olmadığının tespiti ve bu nedenle de hakkında verilen kooperatif ortaklığından ihracına yönelik kararın iptaline ilişkindir.
Dosya içerisindeki belgelerden, davacının dilekçesine istinaden 14.05.996 tarihinde ortaklığa kabul edildiği, farklı tarihlerde ortaklık aidatı ödediği, yapılan genel kurul toplantılarına ortak olarak katılarak haziran cetvellerini imzaladığı anlaşılmış olmakla, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu sabittir.
Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların ihraç prosedürü, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27 nci ve yapı kooperatifleri tip ana sözleşmesinin 14 ncü maddelerinde etraflıca hükme bağlanmış bulunmaktadır. Anılan düzenlemelere göre ortağın ihraç edilebilmesi için, yasa ve sözleşmeye uygun şekilde ihtar edilmesi ve ayrıca ihtara konu edilen borcun, gerçeği yansıtması gerekmektedir. Ortağa tebliğ edilen her iki ihtarnamede bildirilen borç miktarlarının aynı olması, farklı ise bunun nedeninin ihtarnamelerde açıklanması, dolayısıyla ortağın borç miktarlarında tereddüde düşmemesi, ihtarnameye uyulmaması halinde ne gibi bir yaptırım uygulanacağının açıkça gösterilmesi zorunludur. Aksi halde ortağın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27 nci maddelerine uygun olarak temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden, ihracı da yasaya uygun sayılamayacaktır.
Somut olayda belirlenmesi gereken husus, davacıya gönderilen ihtarnameler içeriğinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığıdır. Bunun için de, davacının ortağı olduğu şirketin davalı kooperatif için yaptığı elektrik işinin parasal değerinin belirlenmesi, davacının ortaklığına konu dükkanın satışına ilişkin olarak 24.06.1995 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kuruluna metrekaresi en az 1.000.000 TL.'ndan satılmasına izin verilmesi hali, diğer ortakların ödediği aidat miktarı ile davacının dükkan için ödemesi gereken aidat miktarı bulunarak davacının yaptığı ödeme toplamının tespiti, bu çerçevede keşide edilen ihtarların usulüne uygun olup olmadığının denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesidir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğunun kabulüyle, ihraç kararının usulüne uygun olup olmadığının yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy