(6762 S. K. m. 1063) (CMR. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/12/2005 tarih ve 2005/401-2005/999 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı vekili, davalıya ait emtianın taşımasının müvekkilce gerçekleştirildiğini, ancak taşıma ücretinin 8.000 USDlik kısmının ödenmediğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, yüklemenin bizzat davacı tarafından yapıldığını, beş tırdan birisinde bulunan emtianın istifleme hatası nedeniyle Selçuk adlı gemide yükün hasarlandığını, usulüne uygun taşıma yapmayan davacının müvekkilden alacaklı olmadığını savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise, müvekkil şirketçe mükerrer gümrük masrafı yapıldığını, müvekkilin yaklaşık dört aylık finansman zararına uğradığını, malların başka bir tır ile tekrar taşındığını ve ayrıca 5 tırdaki toplam mal bedellerini geç tahsil ettiklerini ileri sürerek, şimdilik 5.338.194.450.TL ile 2.150. USDnin temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının taşıma işlemini yerine getirip emtiaları Ukraynaya ulaştırdığı, emtiaların alıcı tarafından alınmadığı sabit ise de yine davacı tarafından ve davalının isteği üzerine geri getirilip ordino ile davalı yana verildiğinin de tartışmasız olduğu, bu durumda davacının bakiye navlun ücretine hak kazanacağı, birleşen davadaki talep yönünden ise davalının yük hasarı nedeniyle zararını dava dışı sigortacısından karşıladığı, bunun dışında karşılanmayan zararı ile ilgili talepler yönünden ise, geminin maruz kaldığı deniz halinden dolayı tırın devrilmesiyle meydana gelen hasardan TTKnun 1063/1. maddeleri uyarınca taşımayı yapanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 8.000 USD.nin temerrüt faiziyle davalı-karşı davacıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kararın temyiz edilmesi üzerine, karar Dairemiz'ce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında, mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine, dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava taşıma sözleşmesine dayalı bakiye navlun alacağı, karşılık dava ise taşıyıcının yaptığı masraf ve diğer tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, hasara neden olan olayın, taşımanın yapıldığı tırın gemide bulunduğu sırada meydana gelmesi ve TTK.nun 1063. maddesi kapsamında deniz halinden kaynaklandığının savunulması gerekçe gösterilerek, görevsizlik kararı verilmiş ise de; öncelikle bozma ilamında da açıklandığı üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasının taşıma yapılan tıra emtianın yüklenmesi ve istifinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususunda toplanmış olmasına göre, diğer yandan taraflar arasındaki sözleşmenin CMR kapsamında karayolu taşımasına ilişkin olmasına ve CMR Konvansiyonunun 2. maddesine göre de karayolu-denizyolu veya karayolu-demiryolu karma taşımalarında esasen CMR konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağının belirtilmiş olmasına göre, uyuşmazlığın CMR konvansiyonu hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemenin verdiği görevsizlik kararı doğru olmamıştır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın TTK.nun 4. kitabında düzenlenen deniz ticaretine ilişkin değil, karayolu taşıması kapsamında CMR Konvansiyonu hükümlerine ilişkin olmaması ve buna göre mahkemenin görevli olması gözetilerek, davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kurulan görevsizlik kararı doğru olmamış ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı karşı davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2007 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy