(6762 S. K. m. 1263)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.07.2005 tarih ve 2002/876-2005/426 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.05.2007 gününde davacı avukatı M. Y. gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra isin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirket nezdinde sigortalı M. liman silosunda 01-02 Aralık 2001 tarihlerinde M. ve civarında sürekli yağan aşırı yağış nedeniyle hasarlar meydana geldiğim, davalı sigortacı tarafından inşaat işlerinde meydana gelen hasar 2.014.635.750 TL olduğundan bahisle yapılan ödemenin itirazı kayıtla kabul edildiğini ileri sürerek, bakiye zarar tutarı olan 52.909.939.221 TL. nin davalı sigortacıya ihbar tarihinden itibaren işleyecek %60.86 oranındaki gecikme filiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zarar talebinde bulunulan yapının 35-40 senelik bir yapı olup, bu yapının çatısında izolasyonun özelliğini yitirmesi nedeniyle yılların oluşturduğu, bozukluk ve çatlamaların mevcut olduğunu, ancak, bunların tespit edilen zarar bedelleri dışında kalan hiçbirinin 02.12.2001 tarihinde yağan yağmurla oluşmuş hasar olmadığını, 40 yıllık süreç içerisinde meydana gelen doğal bir hasarın, bir sigorta hasan olarak talep edilmesinin anlaşılması ve bunun sigortacılık tekniği ile bağdaştırılmasının mümkün olmadığını, sigorta şartnamesinin 16 ve 17. maddelerinin davacının ifade ettiği anlamlan içermediğini, müvekkilince ödenebilir başkaca bir hasar bedeli kalmadığım belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, yanlar arasındaki uyuşmazlığın sigorta süresi içerisinde M. Liman Silosunda olağanüstü yağışlar nedeniyle meydana gelen hasarın yangın sigortasına eklenen sel veya su baskını klozunun teminatı kapsamında bulunup, bulunmadığı noktasında toplandığı, davacıya ait sigortalı siloda meydana gelen zararın 02.12.2001 tarihinde gerçekleştiği anlaşılan yağışa bağlı sel ve su baskınından kaynaklandığı, hasarın teminat kapsamında olup tazmini gereken miktarın 54.924.574.221 TL olup, davalı sigortaca yapılan kısmi ödeme dikkate alındığında tazmini gereken zararın 52.909.939.221 TL bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 52.909.939.221 TL'nin 17.09.2002 temerrüt tarihinden itibaren %60.86 oranındaki akdi faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı şirket nezdinde seylap (sel veya su baskını) rizikolarına karşı sigortalı siloda meydana gelen basar bedelinin davalı sigortacı tarafından tazmini istemine ilişkindir.
Poliçede sadece seylap teminat kapsamına alınmış, sel veya su baskını kapsamı da sigorta genel şartlarında Sigorta konusu şeyler civarındaki nehir, çay, dere ve kanalların taşması; denizlerin gel-git olayları dışında kabarması; olağanüstü yağışlar nedeni ile meydana gelen sel veya su baskını sonucu dışarıdan basan suların doğrudan sebep olacağı zararlar.. olarak tanımlanmıştır.
Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda, meydana gelen hasarın seylap klozu kapsamında kalıp, kalmadığına ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi, alınan 3.bilirkişi raporunda da somut olayın gerçekleşme biçimi dikkate alınmaksızın genel bir ifade ile rizikonun sel ve baskınından kaynaklandığı belirtilmiştir. Mahkemece alınan 31/05/2004 tarihli bilirkişi raporunda ise, çatı hasarının dahili su teminatı kapsamına girdiği, davacının ek sözleşme ile teminata alınabilen dahili su teminatını almamış olduğundan bahisle sigortacının tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki şartnamenin 16. maddesi tam veya kısmi hasar halinde zarar gören şeydeki eski/yeni farkı, yıpranmanın dikkate alınmayacağı yönünde bir anlaşmanın varlığına işaret etmekte olup, yoksa 2.bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği gibi, varsa sigortalı silonun ayıbından doğan zararları da kapsama aldığı şeklinde bir hüküm içermemektedir. Mahkemece, YSGŞ' nın A.4 Teminat Dışında kalan Haller başlıklı maddesinin 4/4.bendinde yer alan sigorta konusu emtianın kendi ayıbından kaynaklanan bir hasarın mı, yoksa yağan yağmur sularının etkisiyle oluşan bir zararın mevcut olup olmadığının teknik bilirkişiler marifetiyle değerlendirildikten sonra, eğer yağmur sularının etkisiyle meydana gelen bir hasara varlığının belirlenmesi halinde, bu durumun sigorta poliçesi ile teminat kapsamına alınan sel veya su baskını klozu kapsamında kalıp kalmadığı belirlenerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy