(4077 S. K. m. 3) (5464 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.04.2006 tarih ve 2006/38-2006/139 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Döndü Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı C. Ö.'in davalı bankadan Spot Kredi denilen kredi kullandığını ve krediye teminat olarak müvekkiline ait daire üzerinde davalı lehine 80.000.YTL.sı değerinde üst sınır ipoteği tesis edildiğini, asıl borçlunun kredi sözleşmesini daha sonra aylık taksit ödemeli genel krediye çevirdiğini, üst sınır ipoteğine konu olan bankanın alacağı bu iki kredi sözleşmesine dayandığını, ancak bankanın asıl borçlunun banka ile olan şahsi münasebetinden kaynaklanan her türlü alacak için müvekkili tarafından verilen ipoteğin kullanıldığını, ipoteğe konu olan borçlar bitmiş ve asıl borçluya ait bazı borçlar müvekkili tarafından ödenmesine rağmen müvekkilinin ipoteğin fekki istemlerinin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, müvekkiline ait Eskişehir 2. Bölge Tapu Müdürlüğünde kayıtlı 2321 ada 143 parselde kayıtlı C Blok ...kat ... numaralı meskenin tapu kaydındaki davalı banka lehine olan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ipotek sözleşmesinin dava dışı İ. Ayakkabı-C. Ö. adına açılmış ve açılacak, doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının teminatını teşkil edecek şekilde tesis edildiğini, dava dışı şahsın borçları ödenmeden ipoteğin fek edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, temel ilişki ipotek ilişkisi olduğu, davacının üçüncü kişi yanında ipotek verdiği, ipoteğin kaldırılmaması nedeninin kredi kartı borcunun ödenmemesi olup, ipoteğin kredi kartı borcunu da kapsadığının iddia edildiği, sorunun kredi kartı borcundan kaynaklandığı, üçüncü kişilerin durumunun da temel ilişkiye göre belirlenmesi gerektiği ve 4077 sayılı yasanın 10/A maddesi uyarınca kredi kartından kaynaklanan sorunlarla ilgili olarak Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görev yapan Eskişehir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının taşınmazı üzerine dava dışı üçüncü şahıs tarafından kullanılan kredinin teminatı olarak konulan ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
Davacıya ait taşınmaz üzerinde 25.07.2003 tarihli İpotek Akit Tablosunda yazılı olduğu üzere Türk Dış Ticaret Bankası tarafından İ. Ayakkabı-C. Ö. adına açılmış ve açılacak, doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının teminatını teşkil edecek şekilde banka lehine 80.000.000.000.TL.sı bedelle birinci derecede fekki bildirilinceye kadar müddetle ipotek tesis edilmiş olup, davalı bankanın 23.03.2006 tarihli yazısında anlaşıldığı üzere ipoteğin dava dışı C. Ö.'in kredi kartı borcu nedeniyle fek edilmediği belirtilmiştir.
4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki Kanunun 3/e. maddesinde tüketicinin Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi, 8 (h) bendinde ise tüketici işleminin Mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi ifade edeceği belirtilmiş, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 2. maddesinde ise, Kartlı sistem kuran, kart çıkaran, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar ile üye işyerleri ve kart hamillerinin bu Kanun hükümlerine tabi olduğu düzenlenmiştir.
Dava konusu olayda, mahkemece, ipoteğin kaldırılmaması nedeninin dava dışı İ. Ayakkabı-C. Ö.'in kredi kartı borcunun ödenmemesi olup, ipoteğin kredi kartı borcunu da kapsadığının iddia edildiği, sorunun kredi kartı borcundan kaynaklandığı, üçüncü kişilerin durumunun da temel ilişkiye göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş ise de, davacı anılan kanun hükümleri anlamında bizatihi kart hamili olmadığı gibi, ipotek akit tablosu hükmü değerlendirilerek ipoteğin C. Ö.'in kredi kartı borcunu da kapsayıp kapsamadığı araştırılmadan karar verilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy