(5464 S. K. m. 17, 22)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Batman Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.11.2005 tarih ve 2005/570-2005/642 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, gıda toptancısı olduğunu, tanımadığı iki kişi tarafından 1.6.2005 günü işyerinden 22.700 YTL değerinde sakız satın alındığını, ödemenin iki ayrı kredi kartı ile yapıldığını, davalı tarafından kredi kartlarının sahte olduğu gerekçesiyle hesabına geçen paraya bloke konulduğunu, oysa kartla yapılan işlem sırasında davalı bankanın provizyon verdiğini, kendisine atfedilecek kusurun bulunmadığını ileri sürerek, hesaba geçen anılan paranın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taraflar arasında yapılan sözleşmeye aykırı davranarak alıcı kişilerin kimlik kontrolünü yapmadığını ve satış bedelini iki ayrı işlem ile kredi kartının pos cihazından geçirmek suretiyle tahsil etmeye çalıştığını, bunun da sözleşmeye aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacının taraflar arasında yapılan sözleşmeye aykırı davranarak, alıcı kişilerin kimliklerini kontrol etmediği ve satış tutarını slip bölme yoluyla iki ayrı işlem sonucu tahsil etmeye çalıştığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında kartlı ödemelere ilişkin üye işyeri sözleşmesi imzalanarak davacıya ait iş yerine davalı tarafından POS cihazı takıldığı, davacının 1.6.2005 tarihinde dava dışı T. Y. ve N. Ç.'e satış yaptığı, anılan kişilerin toplam satış bedelini saat 22:14 ile 22:23 arasında dört ayrı işlem yaparak Dışbank A.Ş'ye ait kredi kartlarıyla ödedikleri, slipleri imzalatan davacının ayrıca fatura düzenlediği, davalı bankanın kredi kartına onay vererek satış bedelini davacının hesabına geçirdiği, ancak daha sonra hesaba geçen para üzerine bloke konulduğu hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, sahte olduğu ileri sürülen kredi kartlarıyla yapılan satış işleminde tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığı, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak bu işlemden kimin ne oranda sorumlu olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Mahkemece, işleme konu kredi kartlarının sahte olduğu, davacının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak, alıcı kişilerin kimlik ve imzalarını kontrol etmeden satış tutarını slip bölme yoluyla iki ayrı işlem sonucu tahsil etmeye çalıştığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece tesis edilen hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi, davacının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak sahte kredi kartı ile satış yapıldığına ilişkin davalı savunması üzerinde de yeterince durulmamıştır. Davaya konu satışın yapıldığı kredi kartlarının sahte olduğuna ilişkin dosyada davalı savunmasından öte bir delil de bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece, bu kartların gerçekten sahte olup olmadığı, bunun davalı tarafından nasıl anlaşıldığı, aynı şekilde davacı tarafından anlaşılmasının mümkün olup olmadığı, teknik bakımdan kredi kartı sahteciliğinin nasıl gerçekleştiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, varsa tarafların bu durumda alabileceği tedbirlerin neler olduğuna ilişkin bir araştırma yapılmadan hüküm tesis edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak, sahte olduğu ileri sürülen Dışbank A.Ş'ye ait kredi kartlarının sahte olduğunun davalı tarafından nasıl tesbit edildiğine ilişkin delillerinin dosyaya ibrazı ile, aralarında POS makinesinin teknik yönünden işleyişi alanında bir uzmanın da yer aldığı bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, davaya konu kredi kartlarının sahte olup olmadıkları, sahte ise bu kartlarla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı bankanın sahte kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler almasının mümkün olup olmadığı, buna ilişkin tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulup, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy