(1163 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.03.2006 tarih ve 2004/566-2006/45 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, çekilen kur'a sonucu müvekkiline 15 Nolu bağımsız bölümünün isabet ettiğini, müvekkiline gönderilen ikinci ihtar adlı 23.8.2004 tarihli ihtarın eki olduğu bildirilen belgelerin müvekkiline gönderilmediğini, ihtarda belirtilen borçların gerçeği yansıtmadığını, ilk ihtar çekilmeden ikinci ihtarın çekilemeyeceğini, kooperatife yaptığı müracaatın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatife borcu olup olmadığının ve varsa ne kadar borcu olduğunun tespitine ve muarazanın giderilmesine, 23.8.2004 tarihli ihtarın tüm neticeleri ile birlikte iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya çekilen ihtarın, davacının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve davalı kooperatif ana sözleşmenin 14/2. madde hükümleri gereğince kooperatife yapması gereken ödemeleri içeren ihtar olduğunu, davacıya daha önce iadeli taahhütlü mektup gönderildiğini, davacıya örnek daire çıktığı için daire fiyat farkı tutarının istenildiğini, davacının halen şerefiye hariç 29.014.345.528 TLsi borcu bulunduğunu, ayrıca davacının yönetim kurulunun 28.9.2004 tarih ve 72 sayılı yönetim kurulu karan ile ortaklıktan ihraç edildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının açtığı ihraç kararının iptali davasının derdest olduğu, davacı vekilinin 2.3.2006 tarihli celsede davanın davacının borcunun tespitine ilişkin olduğunu, muarazanın ise örnek daire değeri ile ilgili olduğunu beyan ettiğini, 26.6.2004 tarihli genel kurulda örnek dairenin maliyetinin ve üyelerin ödeme miktarlarının karar altına alındığı, genel kurulun iptali için bir davanın açılmadığı, muarazanın giderileceği yerin ihraç kararırım iptali için açılan dava olduğu, davacı tarafından varlığı iddia edilen alacak miktarı üzerinden borçlu olmadığının tespitinin talep edilmediği, davacının eda davası olanağının bulunduğu halde tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinin netice kısmında, davalı kooperatife borcu olup olmadığının ve varsa ne kadar borcu olduğunun tespitine ve muarazanın giderilmesine, 23.8.2004 tarihli ihtarın tüm neticeleri ile birlikte iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davacı tarafın bir kısım talepleri olumlu tespit davası niteliğinde ise de, mahkemece değerlendirilen ve ihraç kararının nedeni de olan 23.8.2004 tarihli ihtarda davacıya çıkan 15 Nolu örnek dairenin bedelinin talep edildiği anlaşılmakta olup, davacının da yargılama sürecindeki beyanlarından, borcunun 23.8.2004 tarihli ihtarda belirtilen kadar olmadığını iddia ettiği görülmektedir. Nitekim, bu iddiasına dayanak olarak kooperatifin başka bir ortağa çektiği 20.1.2003 tarihli ihtarda da örnek daire bedelinin 11.000.000.000 TLsi olduğunu belirttiği ihtar ile 26.6.2004 tarihli genel kurulda kooperatif başkanı H. Ç.'nin örnek daire maliyetinin 24.000.000.000 TLsi olduğunu açıkladığına dair beyanını delil olarak dosyaya sunmuş bulunmaktadır. Her ne kadar mahkemece, 26.6.2004 tarihinde örnek daire maliyetinin karar altına alındığı ve bu genel kurul kararının iptaline ilişkin işlem yapılmadığı belirtilmişse de, anılan genel kurulda kooperatif başkanının, bir kooperatif ortağının sorusu üzerine söz alarak, örnek dairenin maliyet değerini açıkladığı anlaşılmakta olup, genel kurul tarafından bu yönde alınan ve ortakları bağlayan bir karar yoktur. Bir başka deyişle; örnek daire maliyet bedeli genel kurul kararı ile tespit edilmiş değildir. Bu itibarla, mahkemece, davacının talebinin olumsuz tespit içerdiği de kabul edilerek, bu açıdan işin esasına girilip, kooperatif defter ve belgeleri üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılıp, davacının kooperatife ödediği miktar ile örnek dairenin maliyetinin tespit edilip, bu miktarı aşan ve kooperatif tarafından varlığı iddia edilen borç yönünden ihraç kararı iptal olunan davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 17.09.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy