(2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.07.2005 tarih ve 2003/291-2005/394 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşme gereğince davalıya ait ve 18.4.2002 tarihli A grubu 18 trilyonluk geçerlik süresi 3 yıl olan müteahhitlik karnesinin devir masrafları davacıya ait olmak üzere davacı şirkete devrinin kararlaştırıldığını, karşılığında davalıya iki adet toplam 5 milyar liralık çek ve 2,5 milyar lira nakit para verildiğini, aynı zamanda karne sahibinin şirket ortağı olması gerektiğinden şirket ortağı olan davacı S.'nin kendisine ait 39 adet hisseyi davalıya bedelsiz olarak davalıya devrettiğini, davalı beyanının aksine devre konu karnenin tutarının 11,5 trilyon çıkması nedeniyle 8.5.2002 tarihinde düzenlenen ek protokol ile davalının lehine keşide edilen 30.6.2002 tarihli 2,5 milyar liralık çeki iade etmeyi taahhüt ettiğini, ancak taahhüdünü yerine getirmediğini, davalının devraldığı şirket hisselerini başkasına devrederek ortaklıktan ve şirketteki teknik müdürlük görevinden ayrılması nedeniyle davacı şirketin üzerinde kalan ihalenin şirketin karnesiz kaldığı gerekçesiyle hükümsüz sayıldığını ileri sürerek davalı lehine keşide edilen 30.06.2002 tarihli çekin iadesine, bu mümkün olmazsa davacının bu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, karne devir bedeli olarak davalıya nakit olarak ödenen 2.500.000.000 TL ile 31.5.2002 tarihli çek karşılığı ödenen 2.500.000.000 TL ve karne devri için yapılan 4.091.960.000 TL masrafın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, şirket hisselerini davacıların isteği üzerine tanımadığı bir şahsa devrettiğini, karne devrine ilişkin sözleşmede karnenin kullanılamamasından doğacak zararlardan karne sahibinin sorumlu tutulamayacağının açıkça belirtildiği, karnenin 3 yıllık vergisinin şirkete ait olacağının kararlaştırıldığını, şirketin karnesiz kalmasının söz konusu olmadığını, unvan değişikliği yapan davacı şirketin bu karne ile başka ihalelere girdiğini ihalelere fesat karıştırmaktan şirket yetkililerinin yargılandığını, dolayısıyla davacıların taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, devre konu karnenin 18 trilyon değil, 11,5 trilyon lira değerinde olması nedeniyle 8.5.2002 tarihli ek protokol gereğince 30.6.2002 tarih ve 2.500.000.000 TL bedelli çek nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığı, şirketin sermaye artırımına girmesi nedeniyle davalıya devredilen pay 199 olup, davalının bu hisseleri 28.5.2002 tarihinde dava dışı R. 'ya devrettiği, davacı şirket üzerinde kalan B.-B. Yurdu İkmal inşaatı ihalesinin, davacı şirkete karnesini devreden davalının davacı şirket ortaklığından 6.6.2002 tarihinde ayrılması nedeniyle şirketin karnesiz kalmasından dolayı iptal edildiği, bu nedenle zarara uğrayan davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu, bazı sahtecilik işlemleri konusunda savunmada bulunan davalının bu konuda inandırıcı delil ibraz edemediği, davalının 16.9.2002 tarihinde temerrüde düşürüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, müteahhitlik karnesi devri sözleşmesine aykırılık nedeniyle sözleşme gereği verilen çeklerin ve paranın istirdadı ile karne devri için yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. Davalının karne devri karşılığında devraldığı davacı şirket hisselerini başkasına devrederek şirketteki teknik müdürlük görevinden ayrılması nedeniyle şirketin karnesiz kaldığı belirtilerek davacı şirketin katılıp kazandığı B.- B. Yurdu İkmal inşaatı ihalesi 16.7.2002 tarihinde hükümsüz sayılmıştır. Davalı, şirketin karnesiz kalmasının söz konusu olmadığını, anılan ihalenin feshi tarihinden sonra da (şimdiki ve değişiklikten önceki ticaret unvanıyla) davacı şirketin bu karne ile başka ihalelere katıldığını, bazılarım kazandığını savunarak 16.8.2004 tarihli dilekçesi ekinde bu konuda bazı belgeler ibraz etmiştir. 18.4.2002 tarihli sözleşme ve 8.5.2002 tarihli ek protokol ile davalıya ait müteahhitlik karnesi 3 yıl süreyle davacı şirkete devredilmiştir. Sözleşmede ihale ismi belirtilerek sınırlama yapılmadığından karnenin 3 yıl boyunca davacı şirketin gireceği tüm ihalelerde kullanılacağının kabulü gerekir. Davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulup doğruluğu araştırılmadan, davacı şirketin dava konusu karne ile sözleşme süresi içinde katılıp kazandığı ihaleler olup olmadığı, menfaat temin edip etmediği araştırılmadan eksik inceleme sonucu sadece iptal edilen bir ihale nedeniyle davanın tamamen kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 Nolu bentte belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 Nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 01.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy