(6762 S. K. m. 441, 549)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.03.2007 tarih ve 2005/689-2007/126 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Gümüş B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili gibi doktor olan diğer davalı Alp S. ile 21.06.2001 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, Alp S.'ın şirketin büyük ortağı ve müdürü olduğunu, müvekkilinin daha sonra başka bir şirkete girerek çalışmaya başladığını, davalı şirketin işlerine de yabancı kaldığını, şirketin vergi ve sigorta borçları olduğunu, şirketin merkezinin naklinden önce şirket tarafından kullanılan ve müvekkili adına kayıtlı bulunan iki adet sabit telefonun borcunun ödenmediğini, bu konuda davalı Alp S.'ı uyardığını, davalının bu uyarıdan sonra 2 ay faturaları ödediğini ancak sonra yine ödemediğini, ödedim diyerek kendisini kandırdığını, davalının gönderdiği ödeme dekontunu bankadan sorduğunda sahte olduğunun anlaşıldığını, telefon borcundan dolayı müvekkili hakkında icra takibi yapıldığını ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine ve kayyım tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalının M. Sağ. Hiz. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. nin ortakları olduğu, ortaklar arasında huzursuzluk bulunduğu, şirketin sermayesinin 500 YTL olup vergi borcunun ise 20.869,81 YTL olduğu, şirketin ortak gayeye ulaşmasının zorlaştığı, TTK.nun 549/4 maddesi gereğince ortaklardan birinin talebi üzerine muhik sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla fesih koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle TTK.nun 549/4 maddesi uyarınca M. Sağ. Hiz. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin feshine, TTK.nun 441 vd. maddeleri uyarınca tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava, davalı limited şirketin feshine ilişkin olarak açılmış olduğuna ve davada da ayrıca feshi talep edilen şirkete husumet yöneltilmiş bulunmasına göre davalı Alp S. aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar vermek gerekirken bu davalı aleyhine açılan davanın da kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 - Öte yandan, davalı taraf bilirkişi raporuna karşı itirazında bilirkişilerin esas aldığı şirket sermayesinin doğru olmadığını, sermayenin arttırılmış olduğunu belirtmiştir. Bu durumda mahkemece gerek davalının bu husustaki itirazları ve gerekse de ciddi bulunan diğer itirazları hususunda ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy