(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.05.2007 tarih ve 2006/491-2007/254 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.05.2009 gününde davacı avukatı Ç.K.G. ile davalı E. Genel Müdürlüğü vekili Av. S.Ö. ve davalı T.G. Sigorta A.Ş. vekili Av. A.R.M. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi D.B. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline Konut Sigortası ile sigortalı konutta 05.02.2006 tarihinde doğalgaz patlaması sonucu hasar meydana geldiğini, patlamanın nedeninin ana şebeke borusundaki kaçak olduğunun tespit edildiğini, davalı kurumun tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin de diğer davalının sigortacısı olduğunu, davalılara yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, sigortalılarına ödedikleri 6.000 YTL'nin faizi ile birlikle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı G. Sigorta A.Ş. vekili, müvekkiline diğer davalı E. Genel Müdürlüğü'nün üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası yaptırdığını, ancak yapılan araştırmada binanın tesisatındaki kusurun olaya neden olduğunun belirlendiğini, binanın kapısının dışarı fırlamasının da patlamanın içeriden olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı E. Genel Müdürlüğü vekili, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, patlamanın bina içindeki sızıntıdan meydana geldiği, davalı E. Genel Müdürlüğü'nün olayda kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Sigortalı konutta doğalgaz patlaması sonucu hasarın meydana geldiği tartışma konusu olmamakla birlikte, hasarın davalıların sorumluluğunda olan kısımda meydana gelip gelmediği uyuşmazlık konusudur. Dava konusu olay, 05.02.2006 günü saat 22.45'te meydana gelmiştir. Aynı gün saat 23.40 sıralarında jandarma olay yerine gelip, Olay Yeri Tespit Tutanağını tutmuştur. Davalı E. tarafından da saat 23.37 sıralarında olay yerine gelinmiş ve Acil İşlem Formu düzenlenmiştir. Yine, Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından saat 00.46'da Yangın Raporu Düzenlenmiş bulunmaktadır. Olayın hemen akabinde düzenlenen yukarıda belirtilen tutanaklarda ve 14.02.2006 tarihli ekspertiz raporunda ortak olarak belirtilen husus, konutun servis vanasından önce ana borudan konuta uzanan servis hattında kaçağın olduğu ve bunun evin içine sızması sonucu patlamanın meydana geldiğidir. Hatta Olay Yeri Tespit Tutanağına göre, konut giriş vanasının kapalı olmasına rağmen eve gelen şebeke borusunda kaçak tespit edildiği, güvenlik amacıyla ev çevresinde güvenlik bantının çekildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu alınmış ve bu rapora göre karar verilmiş ise de, bilirkişi kurulunda doğalgaz hasarları konusunda uzman bilirkişi bulunmadığı gibi, hasarın nedeninin, dosya kapsamına uymayacak şekilde mutfakta açık unutulan ocaktan sızan gazın yoğun olarak birikmesi ve sıkışan gazın patlaması şeklinde kanaate dayalı olarak açıklanması da doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece aralarında doğalgaz hasarları konusunda uzman bulunan bir bilirkişi heyetinden olayla ilgili tutulan tutanaklar dikkate alınmak suretiyle, servis borusunda meydana gelen çatlağın, boyutu ve şekli, çatlağın borunun hangi bölümünde oluştuğu, çatlağın konuta uzaklığı, borunun gömülü olduğu toprağın nemi, sıkışma durumu, ortam sıcaklığı, servis borusundaki kaçağın konutun içine sızma ihtimalinin olup olmadığı konusunda rapor alınarak, hasar nedeninin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kanaate dayalı görüş bildiren yetersiz bilirkişi rapora esas alınmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararı davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 625.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcım isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy