(Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) m. 23, 25)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.06.2007 tarih ve 2006/251 - 2007/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait dondurulmuş kayısı emtiasının müvekkili tarafından kara yolu ile Türkiyeden Hollanda'ya taşındığını, alıcının malları teslim almadığını, davalı tarafından (1.795.000.000) TL. bekleme ücreti ile (4.688.000.000) TL. malı navlun ücretinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, toplam (6.483.000.000)TLnin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, davacının emtiayı sözleşmede belirtildiği gibi (-20C) yerine (-10Cde) taşıması nedeniyle emtianın bozulduğunu, taşıma ücretini hak kazanabilmesi için taşıyıcının taşıma işini sözleşmeye uygun surette ifa etmesi gerektiğini, talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 03.04.2006 tarihli ilama dayanılarak davacının taşıma ücretine almaya hak kazandığı, emtianın hasara uğraması nedeniyle ancak ayrı bir tazminat davası açabileceği ve taşım ücretinden indirim yapılmasının mümkün olmadığı, davacının bekleme ücretine hak kazanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (4.688) TLnin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, uluslar arası kara taşıması sözleşmesinden kaynaklanan taşıma ve bekleme ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda mahkemece yapılan araştırmalar sonucunda dava konusu taşıma sırasında davalıya ait dondurulmuş kayısı emtiasını kısmen hasara uğradığı, hasarın sebebinin taşıma sözleşmesine açıkça belirtildiği halde emtianın davacı tarafından -20C taşınmaz şartının yerine getirilmemesi olduğu ve bu konudaki tüm kusurun davacı taşıyıcıda bulunduğu hususların açıklığa kavuşmuş olup bu yöndeki tespitlere davacı tarafına itirazda edilmemiştir. Davacının bekleme ücreti istemeyeceği hakkındaki mahkeme kararı ise davacı tarafında temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Davalı vekili ise dava konusu taşımada kısmi hasarın meydana geldiğini, bu durumda CMR Konvansiyonunun 23/4. maddesi uyarınca hasara uğrayan kısım yönünden müvekkilinden taşım ücreti talep edilemeyeceğini savunmuştur.
Gerçekten de CMR Konvansiyonunun 25/1. maddesi dolayısıyla kısmi hasar halinde de olaya uygulanması gereken 23/4. maddesi uyarınca taşıyınca hasara uğrayan kısımla ilgili olarak taşıma ücreti talep edemez. Bu hususun ancak taşıyıcıya karşı hasara uğrayan emtia bedelinin tahsili için açılan bir dava da ve tazminat hesabı yapılırken dikkate alınabileceği, taşıyıcının taşıma ücretinin tahsili için bir davada, bu hususun savunma olarak ileri sürülemeyeceği ve bu nedenle taşım ücretinden indirim yapılamayacağı yönündeki mahkeme kabulünün yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay 11.HD. 2007/7962 E. 2008/10659 K.)
O halde somut uyuşmalıkta da davalı taşıtan tarafından, kendisinde talep edilen taşıma ücretinden, anılan düzenleme uyarınca, meydana gelen hasar oranında indirim yapılması istenebilecek, diğer bir değişle bu husus savunma olarak ileri sürülebilecektir. Bu durum karşısında mahkemece,
Davacı taşıyıcının sebebiyet verdiği hasarın oranı tespit edilerek, talep edilen taşıma ücretinden bu oranda indirim yapılması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararında BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy