(6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesince verilen 18.04.2007 tarih ve 2005/338-2007/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin hareket imkanı kalmamış eski bir Rus Firkateynini satın aldığını, geminin Ukraynadan çekilerek İzmir Aliağa Limanına getirilmesi için tüm şartların sağlandığını, davalı sigorta şirketinin geminin getirilmesi sırasında meydana gelebilecek riskleri karşılamak amacıyla gemiyi 150.000 $ bedelle sigortaladığını, geminin getirilmesi sırasında battığını, davalının hasar bedeli olarak 93.000 $ ödediği halde bakiye 57.000 $ hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev itirazında bulunmuş, esas olarak da hasar bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekme sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dava açılmadan evvel, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çerçevesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbulda Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup, bu hususlar aynı Kurulun 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararı ile de bir kez daha vurgulanmıştır.
Somut olayda, davacının satın aldığı geminin Ukraynadan çekilerek getirtilmesi sırasında meydana gelebilecek riskler davalı tarafından sigorta teminatı altına alınmış olup, dava konusu olaya 6762 sayılı TTK.nun Deniz Ticareti başlıklı 4. kıtasında düzenlenen 1061 vd. madde hükümlerinin uygulanması gerektiğinden davanın görülüp sonuçlandırılmasının Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir. Her ne kadar davalı sigorta şirketi aleyhine açılan dava TTK.nun 5. kitabında yer alan sigorta hukuku hükümlerine dayanmakta ise de, geminin batmasında davacıya yüklenebilecek bir kusurun bulunup bulunmadığı hususunun TTK.nun 4. kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin hükümlere göre yapılacak inceleme sonucuna bağlı bulunduğu, bu incelemenin ise ihtisas mahkemesince yapılması ve görev durumunun buna göre gözetilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekeceğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2009 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy