(556 S. KHK. m. 7, 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08.05.2007 tarih ve 2006/130-2007/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.06.2009 gününde davalı-birleşen dosya .... A.Ş. vekili Avukat ... ... geldi, davacı-davalı birleşen dosya vekili davetiye tebliğine rağmen gelmedi.Temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlatıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl ve birleşen davasında, müvekkili şirketin 14.08.2000 tarih ve 2000/16885 kod no.lu cd OTOMOTİV ibareli markanın 01, 04, 07 ve 12. sınıflar için adına tescili için yaptığı başvurunun davalı TPE tarafından diğer davalıya ait 2000/12777 kod numaralı CDS marka başvurusunda bulunan mallar ile marka örneği üzerinde yer alan otomotiv ibaresinin motorlu çim biçme makinesi, ilaçlama makineleri, motor parçası olanlar hariç hidrolik ve pnömatik silindirler v.s gibi mallar için kullanılması halinde ise halkı yanıltıcı mahiyette olduğundan 556 sayılı KHKnin 7/1-b ve 7/1-f bendine dayanarak kısmen reddedildiğini, oysa müvekkili ile ... A.Şnin uzun yıllar ... grubu içerisinde faaliyet göstermiş şirketler olduğunu, ancak müvekkili şirketi ile ... ... A.Şnin hisselerine sahip olan ... ve ... ailelerinin 13.01.2000 tarihinde bir taksim sözleşmesi yaparak ... grubu içerisindeki şirketlerin hisselerini, bazı gayrimenkulleri ve bu şirketlerin o zamana kadar müştereken kullandıkları ... ve ... markalarını taksim ettiklerini, böylece ... markasının müvekkili şirket tarafından, ... markasının ise ... A.Ş tarafından kullanılmasının kararlaştırıldığını, CDS markasının bu taksim sözleşmesinden önce de kullanıldığını, bu şekilde müvekkilinin ilk kullanım nedeniyle marka üzerinde hak sahibi olduğunu, anılan ibarenin müvekkilince tanıtıldığı ve 556 Sayılı KHKnin 7/1-f anlamında halkı yanıltıcı olmaması nedeniyle davalı TPE YİDK kararının iptaline, davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini istemiştir.
Davalı .... A.Ş vekili, taraflar arasındaki taksim sözleşmesine göre CDS markasının davacı şirkete ait olduğu varsayımının yanlış olduğunu, taksim sözleşmesine göre ... markasının ... ailesine, ... markasının da ... ailesine bırakıldığını, CDS markasının taksim sözleşmesinden önce kullanılmadığını, davacının CDS markası üzerinde KHKnın 8/3. maddesi, gereğince bir hak kazanmadığını, zira ileri sürülen belgelerin taksim sözleşmesinin imzalanmasından sonraya ilişkin olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, başvuru konusu marka ile dava dışı şirkete ait markalarda kullanılan CDS ibaresinin esas unsur olarak aynı olduğu, otomotiv ibaresinin tescil edilmek istenen ürün sınıfları dikkate alındığında herhangi bir ayırt ediciliği olmayan yardımcı unsur durumunda olup 7, 9, 10, 11, 13, 17, 18, 33., 12/2, 3, 4, 5, 7, 8, 19 numaralı ürün sınıfları için davalı Enstitünün 7/1-b maddesi uyarınca ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak başvurunun 556 Sayılı KHKnin 7/1-f maddesi uyarınca kısmen reddine ilişkin kararının isabetli olmadığı, davacı tarafından CDS markasının marka tescil başvuru tarihi itibariyle ürün markası olarak kullanıldığının ispatlanamaması karşısında, davacının 556 sayılı KHKnin 7/son maddesindeki imkandan da yararlanamayacağı, davalı markasının dava tarihinde henüz tescile bağlanmamış olup, hükümsüzlük davasının vakitsiz açıldığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalı TPE YİDK kararının 7/7, 18, 19, 20, 21 ve 124, 30, 37, 33. sınıflar için iptaline, fazlaya ilişkin istem ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tanınılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl davada, davacının CDS Otomotiv ibareli marka tescil başvurusunun davalı TPE YİDKnca, birleşen davanın davalısı adına tescil başvurusu yapılmış bulunan 2000/12777 numaralı marka başvurusu nedeniyle 556 sayılı KHKnin 7/1-f ve 7/1-b maddeleri uyarınca kısmen reddine dair verilen kararın iptali talep edilmiştir.
Davacının 2000/16885 numaralı marka başvurusu ile ilgili olarak TPE YİDKnun davalı şirkete ait 2000/12777 numaralı marka başvurusuna olan benzerliği nedeni ile 556 sayılı KHKnın 7/1-b maddesinde yer alan aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olan markalar olarak belirtilen mutlak ret nedeninin 07, 09, 10, 11, 13, 17, 18, 33, 12/02, 03, 04, 05, 07, 0819 numaralı sınıflar yönünden gerçekleştiğine dair kararından önce Markalar Dairesinin aynı yöndeki kararına itirazında, markanın kullanımı yönünden öncelik hakkının kendilerinde olduğu iddia edilerek bir takım deliller sunulmuştur. Yargılama safhasında Akü emtiasına ilişkin olarak davacı tarafından davalının tescil başvuru tarihi olan 26.06 2000 tarihinden önce bu ürünün CDS markası altında tüketicilere sunulduğu ve bu hususun İzmir Kipa, Çiğli ve Bornova mağazalarından sorulması istenilmiş ise de, davacının marka tescil başvurusunda varsa akü emtiası ile benzer ürünler yönünden bu iddia mahkemece 556 sayılı KHKnın 8/3. maddesi kapsamında değerlendirilmiş değildir. Öte yandan, 556 sayılı KHKnın 7/son maddesi uyarınca bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mal ve hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış ise anılan KHK nin 7/b maddesi uyarınca tescili reddedilemez. Somut olayda davalı TPE YİDK kararının iptali talep ve dava edildiğine göre, ayırt ediciliğin belirlenmesinde TPE YİDK karar tarihinin esas alınması ve davacı tarafından bu hususta sunulan delillerin bu tarihe göre değerlendirilmesi gerekirken, tescil başvuru tarihi itibarıyla yapılan değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı ... San. A.Ş vekilinin temyizine gelince; asıl davaya ilişkin verilen hükümde TPE tarafından 556 sayılı KHKnin 7/1-b maddesine dayanarak verilen ret kararında her hangi bir isabetsizlik bulunmadığından davanın 7/1-b maddesine dayanan iddialar için reddine karar verilmiştir. Kararın hüküm kısmında Davanın 556 sayılı KHKnın 7/1-f maddesi uyarınca kısmen kabulü ile 7/07, 18, 19, 20, 21, 12/04.30.32, 33. sınıflar için 30.04.2002 gün ve M-816 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup, 7/1-f maddesi gereğince YİDK kararının iptaline karar verilen sınıflar arasında 7/1-b maddesine dayanılarak ret kararı verilen sınıfların da bulunması karşısında hükmün infazında tereddüt yaratılmaması açısından anılan sınıf ve alt gruplar açısından TPE YİDK kararının 7/1-b maddesi uyarınca geçerli olduğunun belirtilmesi gerekirken bu hususun dikkate alınmaması doğru olmamıştır
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ... A.Ş yararına BOZULMASINA, takdir olunan 625,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden davalı TPE nden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ve davalı ... A.Şne iadesine, 23.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy