(5464 S. K. m. 16, 17) (1086 S. K. m. 74, 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.11.2006 tarih ve 2005/258-2006/535 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Figen Yılmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında POS cihazı üye işyeri sözleşmesi düzenlendiğini, 23.05.2005 ve 05.06.2005 tarihinde F. S. isimli kişi tarafından kredi kartı kullanılarak 10.000,00 YTL'lik ve 30.000 YTL'lik kontör satın alındığını, bankanın bu işleme provizyon verdiğini, kullanılan kartın çalıntı olduğunun anlaşılması üzerine, kredi kartı ile çekilen satış bedeli 10.000,00 YTL'nin müvekkilinin hesabına geçtiğini ancak daha sonra banka tarafından borç kaydedildiğini, 30.000,00 YTL'lik kısma bloke konulduğunu, müvekkilinin sorumluluğu olmadığını ileri sürerek, 10.000,00 YTL borcun faizi ile silinmesine, 30.000,00 YTL'ye konulan blokenin kaldırılarak kullanılmayan dönem için faize karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üye işyeri sözleşmesi uyarınca yüklenen özeni göstermediğini, yapılan satışın normal cirosunun üzerinde olduğunu ve satışı bedelinin bölünerek alındığını, bu nedenle bankanın satış bedeli tutarında bloke koyma yetkisinin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve sunulan kanıtlara göre, kredi kartı çalıntı ihbarının satışlardan sonra yapıldığı bu nedenle davacının sorumlu olmayacağı , bu satıştan dolayı çalıntı ihbarını yapmayan kart hamilinin sorumlu tutulabileceği gerekçesi ile, davanın kabulüne, 30.000,00 YTL'nin 05.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile, 10.000,00 YTL.nin davalı dan tahsili ne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi kartları üye işyeri sözleşmesi uyarınca davacıya ait işyerine davalı banka tarafından takılan POS cihazı vasıtasıyla yapılan satış sonucu hesaba aktarılan satım bedelinin haksız şekilde bloke edildiği ve hesaptan çekilen bir başka satım bedelinin de borç kaydedildiği iddiasına dayalı blokenin kaldırılması ve borcun faizi ile birlikte hesaba aktarılması istemine ilişkindir.
Üye işyeri sahibi olan davacının, 23.05.2005 tarihinde dava dışı kişi tarafından Garanti Bankasının F. S. isimli kişi adına verdiği çalıntı kart kullanılmak sureti ile yapılan alış veriş sırasında satış tutarı olan 10.000,00 YTL karşılığı olarak 5.000,00'er YTL olmak üzere iki kez ve 05.06.2005 tarihinde yine aynı şahsa, Akbank'a ait çalıntı kredi kartı ile satış tutarı 30.000,00 YTL karşılığı olarak 5.000,00'er YTL olmak üzere altı kez satış işlemi yaptığı, bankanın işlemlere provizyon verdiği, Akbank TAŞ tarafından yapılması gereken geri talep etme (chargeback) işlemine ilişkin bir belge sunulmadığı, Garanti Bankası A.Ş tarafından chargeback işleminin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin 3'üncü maddesinde, üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart hamili olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, 7'nci maddesinde üye işyeri sahibinin limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği ve 9'uncu maddesinde de usulsüz yapılan işlemler nedeni ile bankanın ödediği tutarı ilk ödeme yaptığı tarihten iade tarihine kadar ki faizi ile üye işyeri sahibinin banka nezdindeki hesabından mahsuba yetkili olduğu ve bankanın işlemin detayları ile ilgili araştırma yapma ihtiyacı hissettiğinde hesaba bloke koyabileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, satış tarihlerinden önce yapılmış bir çalıntı ihbarının bulunmadığı, bu nedenle kart hamilinin sorumlu olduğu gerekçesi ile dava kabul edilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili bankalar tarafından chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir, Garanti Bankası A.Ş tarafından chargeback işleminin gerçekleştiği konusunda uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, Akbank A.Ş'ye ait çalıntı kredi kartı ile yapılan 10.000,00 YTL tutarında satış işlemi için chargeback işleminin yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır, her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için bloke koyma hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul chargeback süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir.
2- Öte yandan, davacı bankanın satış işleminden doğan zararından davalının sorumlu olup olmadığının da araştırılması gerekmektedir. Davacı üye işyeri sahibi aynı satış belgesi için satış tutarını bölmek suretiyle POS makinesinden birden fazla satış işlemi yapmıştır. Davacı tarafın bu satış işleminin, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmediği ve buna göre davacının davalıdan bir talepte bulunup bulunamayacağının tartışılması gerekirken, davalı vekilinin bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Kabul şekline göre de, davacı vekili, dava dilekçesinde 30.000,00 YTL üzerine konulan blokenin kaldırılmasına ve davacıdan geri alınan 10.000,00 YTL'nin eksi hesap olarak durduğu müddetçe tahakkuk ettirilen faiz miktarlarının da silinerek hesaba iade edilmesi isteminde bulunduğu halde, anılan bedellerin satış tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili yönünde karar verilmek suretiyle HUMK 74 maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde talepten fazlaya karar verilmesi de doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy