(5411 S. K. m. 123, 134, 136, 137, 138, 140, 142, 165) (6762 S. K. m. 336) (1086 S. K. m. 432)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.07.2006 tarih ve 2003/646-2006/447 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mustafa Şenel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eski üst düzey yöneticileri olan davalıların görev yaptıkları dönemlerde usulsüz kredi kullandırdıklarını, bu kredilerin tahsil edilememesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 2.859.696,06 YTL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili ile bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142. maddesi gereğince İstanbul 1. veya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Kararı, bir kısım davalılar ve vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı S. S.'a 27.02.2007 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK. nun 432. maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 26.03.2007 günü anılan davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Aynı Yasa'nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı S. S. vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalıların haksız eylemleri neticesinde görevlerin kötüye kullanmalarından kaynaklanan sorumluluk davasıdır.
Mahkemece, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142. maddesi uyarınca, (1) veya (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülmesi koşullarının oluştuğu sonucuna varılarak, görevsizlik kararı verilmiştir.
01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142 nci maddesi görevli ve yetkili mahkemeyi düzenlemiş olup, buna göre, fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas veya tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde 1 veya 2 numaralı asliye ticaret mahkemesince bakılması gerektiği düzenlenmiştir. Aynı kanunun geçici 13. maddesinde ise, sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda (Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası A.Ş. dahil) 26.12.2003 tarihinden önce bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz teminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ya da yeniden yapılandırma şartlarını ihlal edenler ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller, taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı ayni hak tesisine ilişkin sözleşmeden doğan hakların da diğer bankaların ve üçüncü kişilerin muvazaadan ari hakları aleyhine olmamak üzere Fon alacaklarının tahsiline ilişkin 123, 134, 136, 137, 138, 140, 142 ve 165 inci madde hükümleri, tasarrufun iptali davalarında aciz vesikası şartı aranmaması dahil bankalarınca uygulanır, şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda, davacı bankanın eski üst düzey yöneticileri olan davalıların davacı bankayı zarara uğrattıkları iddiasına dayalı TTK. nın 336 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış sorumluluk davasıdır.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacı bankanın açtığı davanın Bankacılık Yasası'ndan kaynaklanmadığı nazara alınarak, işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı S. S. vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4 maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı S.'dan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy