(2918 S. K. m. 85, 91, 92) (818 S. K. m. 44)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.06.2007 tarih ve 2006/170-2007/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin tek taraflı olarak yaptığı trafik kazasında hayatını kaybetmesi ile müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını, aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı tarafından yapıldığını, davalının sigorta teminatı ödemediğini ileri sürerek, 7.500,00.-TLnin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talep 40.000,00.-TL. olarak ıslah edilmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, araç sürücüsünün eş ve çocuklarının 3. kişi sayılacakları, bu nedenle davacıların zararının sigorta teminatı içerisinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu sürücünün ölmesi nedeniyle desteğinden yoksun kalanların zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Bilindiği gibi Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası KTKnın 91/1. maddesi uyarınca işletenlerin aynı Kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanması için yaptırılması zorunlu olan bir sigorta türüdür. KTKnun 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde işletenin bu zarardan sorumlu olacağını öngörmüştür. Yani TTK. nun 91. maddesine göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda sigortacı, işletenin yasadan kaynaklanan hukuki sorumluluğunu belirli limitler içinde üzerine almış bulunmaktadır. Sigortacının bu kapsamdaki sorumluluğunu sınırlayan aynı yasanın 92. maddesinde araç sürücüsünün bu kapsam dışında kaldığına ilişkin hüküm bulunmadığı gibi, genel şartlarda da bu yolda bir sınırlama getirilmemiştir. O halde sürücünün ölümü nedeniyle işletenin ve onun sigortacısının sorumluluğu ilke olarak benimsenmelidir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus zarar verici bir olay sonucu ölen sürücünün ekonomik desteğinden yoksun kalanların uğradıkları zarar ölen sürücünün değil destekten yoksun kalanların bir başka ifadeyle işletene göre 3. kişi konumunda olanların üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yoluyla meydana gelen zarardır ve destekten yoksun kalanlar bu zararlarının tazmini için zarar sorumlusundan istemde bulunabilirler. Ancak, yansıma yolu ile zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin kendilerine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmeleri hukuken mümkün bulunmayıp, sürücünün ve dolayısıyla destek tazminatında bulunanların kendi kusurlarından yararlanamayacak olmalarına, bu itibarla işletenin destek sağlayan kişiye karşı öne sürebileceği defileri destekten yoksun kalanlara karşı da ileri sürebilecek olmasına göre, işleten zararın oluşumunda sürücünün de birlikte kusuru olduğunu ileri sürerek, Borçlar Kanununun 44/1. maddesi gereğince tazminatın, sürücünün kusuru oranında indirilmesini isteyebilir. Açıklanan bu ilkeler karşısında, trafik kazası sonucu ölen sürücünün desteğinden yoksun kalanların sorumluluk sigortacısını yöneltebilecekleri yansıma yoluyla oluşan zararla ilgili tazminat istemlerinin tutan işletene karşı ileri sürebilecekleri tutar kadardır. Dairemizin son uygulaması bu yöndedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu olayda, davacıların murisinin kullandığı araçla tam kusurlu olarak tek taraflı kaza sonucu ölümü nedeniyle davacıların talep ettikleri destekten yoksunluk tazminatından işletenin, dosyasıyla onun sorumluluğunu üstlenmiş Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısının sorumlu tutulması mümkün olmadığı halde, sürücünün ölümü nedeni ile davacılar yararına destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy