(5464 S. K. m. 19, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 24.10.2007 tarih ve 2007/99-2007/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı taraf arasında yapılan sözleşme uyarınca POS cihazı ile yapılan işlemlerden doğan alacakların müvekkilinin davalı nezdindeki hesabına aktarıldığını, müvekkilinin 13.11.2004 tarihinde ödemenin kredi kartlarıyla yapıldığı satışlarla ilgili olarak 4.500,00 TL, 16.000,00 TL ve 2.500,00 TL bedelli üç adet fatura düzenlediğini, yapılan işlemlerin davalı banka tarafından da onaylandığını, komisyon oranı düşüldükten sonra kalan 22.022,50 TL alacağın davalı tarafından ödenmesi gerekirken ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, anılan miktarın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kullanılan kredi kartlarının sahte visa kartı veya manyetik bilgileri kopyalanmış visa kartı olabileceği hususunda muhatap bankalar tarafından müvekkiline bildirim yapılarak işlemlerin gerçek olmadığı konusunda uyarıda bulunulduğunu, davacıya ait işyerinde sahte işlemlerin gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizce (satış işlemleri ile ilgili olarak davalı bankaya ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmışsa bunun geri istenip istenmediği chargeback talebi hususlarının araştırılarak sonucuna göre davacının hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda davalı bankadan bu işlemlere ilişkin chargeback talebi yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 891,21 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy