(2675 S. K. m. 32) (556 S. KHK m. 71)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.09.2006 tarih ve 2005/399 - 2006/252 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı R... İth. ve İhr.A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış Hummer araçlarının üretimi ve pazarlanması alanında faaliyet gösterdiğini, Hummer ibaresinin müvekkili adına TPE nezdinde tescilli bulunduğunu, bu markanın dünyanın pek çok ülkesinde de tescil edildiğini ve çok tanınmış olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin Hummer ibareli markasının tanınmış bir marka olduğunun ve koruma altında bulunduğunun tespitine, davalılardan R... İth.ve İhr.A.Ş.'ne ait Hummer ibareli markaların müvekkiline devrine veya markanın tanınmış olması sebebiyle iptaline ve sicil kayıtlarının terkinine, davalılardan Hummer Otomotiv Tekstil Turizm Yayıncılık İth.İhr.San.A.Ş.'nin unvanındaki Hummer ibaresinin müvekkilinin markasına tecavüz oluşturması nedeniyle ticaret unvanından çıkarılmasına, dilekçede yazılı maddi ve manevi tazminatlar ile diğer istemlere karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hummer Otomotiv Tekstil Turizm Yayıncılık İth.İhr.San.A.Ş. vekili, Hummer ibaresinin müvekkili tarafından marka olarak değil, ticaret unvanı olarak kullanıldığı, kullanılan ticaret unvanının herhangi bir iltibasa yer verecek nitelikte olmadığını savunarak, açılmış bulunan davaların ayrılmasına, müvekkil şirkete karşı açılan davada mahkemenin görevli olmadığından görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili, Enstitü aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin Ankara İhtisas Mahkemeleri olduğunu, TPE'ye başvurulmadan doğrudan doğruya mahkemeyi dava açılarak markanın tanınmışlığının tespitini istemenin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı R... İth. ve İhr.A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalı vekili tarafından 100 milyar teminat yatırıldığında TPE'deki markanın devrinin önlenmesine ilişkin kaydın kaldırılmasına, 556 sayılı KHK'nin 71/son maddesi gereğince mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde dosyanın Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı R... İth.ve İhr.A.Ş. temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı adına tescilli Hummer markasının tanınmış olduğu iddiasına dayalı olarak tanınmışlığın tespiti ve davalı şirketlerin anılan markaya yönelik tecavüzlerinin önlenmesi ile tazminat ve diğer istemlere ilişkindir. Mahkemece 556 sayılı KHK.nin 71/son maddesi uyarınca yetkisizlik kararı verilmişse de somut olayda davanın davalı TPE Başkanlığı tarafından verilmiş bir karar veya tesis edilmiş bir işleme karşı açılmamış olması karşısında davada anılan yasal düzenlemedeki yetki kuralının uygulama koşullarının bulunmaması nedeniyle verilen yetkisizlik kararı doğru görülmemiş olup, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile verilen yetkisizlik kararının bozulması gerekmiştir.
2-Davalı R... İthalat ve İhracat A.Ş.nin temyiz itirazlarına gelince; davacının ABD firması olması nedeniyle 2675 sayılı Yasa'nın 32 nci maddesi uyarınca teminat yatırması gerektiği ileri sürülmüşse de davacı tüzel kişiliğin tabiiyetinde bulunduğu Amerika Birleşik Devletleri'nin de Türkiye'nin taraf olduğu Sınai Mülkiyetin Korunmasına ilişkin Paris Sözleşmesi'ni imzalamış olmasına, bu sözleşmenin 2 nci maddesinde sınai mülkiyetin korunmasıyla ilgili olarak birlik ülke vatandaşları arasında eşit işlem ilkesinin kabul edilmiş bulunmasına, bu durumda sınai mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan bu davada yabancı tabiiyetinde olan davacının teminat yatırması gerekmediğinden temyiz eden davalı şirketin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3-Öte yandan, davacının istemi üzerine mahkemece temyiz eden davalı şirket aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması için yatırılması istenen teminat tutarına karşı yapılan temyiz itirazının ise ihtiyati tedbir kararlarının niteliği gereği bu kararlara karşı temyiz yolu açık olmadığından temyiz eden davalı şirketin ihtiyati tedbir kararı ile ilgili olarak yaptığı temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı R... İthalat ve İhracat A.Ş.nin yerinde görülmeyen davacının teminat yatırmasının zorunlu olmasına ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı şirketin temyiz isteminin HUMK.nun 432/4 ncü maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01.80 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı R... İth. ve İhr.A.Ş.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy