(4721 S. K. m. 6)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.12.2006 tarih ve 2005/59-2006/355 sayılı Kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigorta altına alınan binaya davalıya ait işyerinin pis su giderinden tepen suların zarar verdiğini, sigortalıya hasar tazminatının ödendiğini, rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, 6.207,60.-TL.nin 18.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın pasajın ana gider borusundan delinmesinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 6.270,60.-TL. tazminatın 18.10.2004 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri konut sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminata ilişkindir.
Davalı, dava dışı sigortalının işletmesinin bulunduğu iş hanının üst katında bulunan bağımsız bölümün kiracısı olup; davalının sorumluluğu kusura dayanan bir sorumluluktur. Bu nedenle, davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için dava dışı sigortalının zararının oluşumunda davalının bir kusurunun bulunması gerekir. Bu konuda ispat külfeti de MKnın 6. maddesi uyarınca davacı taraftadır. Davacı, sigortalının zararının oluşumunda davalının kusurunun bulunduğunu kanıtlamak durumundadır. Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda zararın kullanım hatasından kaynaklandığı ve hasarın ortak su giderindeki suyun geri tepmesinden meydana geldiği, bu tıkanmanın davalı ile üst katta bulunan dershane işletmecisinin hangisinin kusurundan kaynaklandığının tespit edilmediği belirtilmiştir. Davalının sorumluluğu, yukarıda belirtildiği şekilde bir kusur sorumluluğu olduğuna göre, bu rapora istinaden davalının sorumluluğu cihetine gidilemez.
O halde mahkemece, davacıya hasara sebep olan tıkanmanın davalının kusurundan ileri geldiğini kanıtlaması hususunda olanak sağlanarak yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılıp; sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının kusur durumunu tespite yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy