(6762 S. K. m. 1263)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.06.2005 tarih ve 2004/1249-2005/438 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.05.2007 günde taraf vekilleri tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşılmış, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, ve dava dosyası için Tetkik Hakimi A. A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazın davalı şirkete sigortalı olduğunu, 2003 yılının kış aylarında atmosfer olayları ile şiddetli yağış ve fırtına nedeniyle sigortalı taşınmaz üzerinde ciddi hasarlar meydana geldiğini, 14.396.650.000.-TL tutarındaki hasar bedelinin 1.181.500.000.-TL.nı müvekkilinin banka hesabına gönderen davalının bakiye bedeli ödemediğini ileri sürerek, 13.215.150.000.-TL.nın 18.07.2003 tarihinden itibaren akdi faiziyle, olmadığı takdirde yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tazmini istenen zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, hasarın kullanılan malzemelerin niteliğinden ya da işin gereği gibi yapılmamış olmasından kaynaklanabileceğini, ayrıca atmosfer olayları sebebiyle meydana gelen zararların poliçe kapsamında olmadığını, hasarın sel veya su baskını sonucu meydana geldiği kabul edilse dahi, ödenecek tazminattan % 10 oranında tenzili muafiyet hükmünün uygulanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait taşınmazın 18.07.2002-18.09.2003 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından 1.288.000.000.000.- TL bedel ile sigortalandığı, taraflar arasında kabul edilen Yangın Sigortası Genel Şartları'nın 3 üncü maddesinde yangın rizikolarına ilaveten fırtına rizikosu, kar ağırlığı, sel ve su baskını, dahili su, duman, yangın ve infilak gibi teminat kapsamına alındığı, davacıya ait binada meydana gelen hasarın, hamam tesisatının patlamasından kaynaklandığı, dahili su ve cam kırılması klozu hükümleri gereğince davacının talepte bulunabileceği, ayrıca atmosferik şartlardan kaynaklanan hasarın da dahili su klozu kapsamında olduğu, 13.215.150.000.-TL hasar miktarının kadri maruf olduğu gerekçesiyle, 13.215.150.000.-TL.nin 08.08.2003 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu sigorta poliçesinin 2. sayfasında Not: 1 - Ekte yer alan seylap klozunda belirtilen muafiyet kaldırılmış olup, herhangi bir seylap hasarında uygulanmayacaktır. şeklindeki sözleşme hükmü gereğince davacıya ödenecek bedel üzerinden muafiyet indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına ve yine mutabakatlı kıymet esasına göre düzenlenen poliçede seylap klozu yanında dahili su klozu, fırtına klozu ve kar ağırlığı klozu gereğince de teminat verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 535.21 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy