(2004 S. K. m. 45, 67) (1086 S. K. m. 440)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17/12/2003 gün ve 2002/688-2003/865 sayılı kararı bozan dairenin 21.09.2006 gün ve 2005/6015-2006/9017 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kısmen ipotekle temin edilmiş davalıdan olan danışmanlık hizmetleri ücret alacağının ödenmemesi üzerine girişilen İcra takiplerinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 İcra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, İİK' nun 45'inci maddesi hükmüne göre rehinli alacaklar için önce rehine başvurma zorunlu bulunmakta olup, dava konusu olayda da davalı tarafça sözleşmeye konu 3.000.000 Dolar alacak için 1.000.000.000.000.-TL'lik bir maksimal ipotek tesis edilmiştir. Bu durumda davacı tarafın alacağın ipotekle temin edilen bölümü için öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişmesi ve şayet alacak ipotek bedelini aşıyor ise kalan bölüm için de ilamsız takip yapması gerekir.
Oysa dava konusu olayda davacı taraf önce 3.000.000 Dolar asıl alacak ve 858.220 Dolar birikmiş faiz toplamından oluşan 3.858.200 Dolar alacak için Ankara 27'nci İcra Müdürlüğü'nün 2002/909 T. sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe girişmiş, arkasından ise 11.02.2002 tarihinde 1.000.000.000.000.- TL' lik alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatmıştır. Davacı tarafın ilamsız takip talepnamesine yazdığı (ipoteğin satışından elde edilecek semen toplam bedelden düşülecektir) kaydı da belirtilen usulsüzlüğü ortadan kaldırmaz. Bu itibarla mahkemece 08.02.2002 tarihinde girişilen 3.858.220 Dolarlık ilamsız takibin sırf bu nedenle 1.000.000.000.000.-TL'lik bölümünün reddine karar verilmek gerekirken, anılan hususlar gözden kaçırılarak, üstelik mükerrer tahsile de imkan verecek biçimde her iki takibe yapılan itirazın iptali için açılan davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmadığından davalı vekilinin bu yönü kapsayan karar düzeltme itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının, dairemizin 2005/6015 E., 2006/9017 K. ve 21.09.2006 tarihli ilamında gösterilen bozma nedenlerine ilaveten bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının dairemiz temyiz bozma ilamında gösterilen nedenlere ilaveten davalı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 16.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy