(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.01.2007 tarih ve 2005/363 - 2007/20 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin ihraç edilmesine rağmen çıkma payının ödenmediğini ileri sürerek, davalıya ödenen tüm aidat tutarlarının ortaklıktan çıkarılma tarihinden itibaren şimdilik 5.100 YTL'nın temerrüt faizi ile 13.10.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile de 23.895 YTL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının ödediği aidatları yerine ortak alınmakla aidatların gecikme ile ödeneceğine ilişkin genel kurulda alınan karadan etkilenmeksizin isteyebileceği, dava tarihinden önce davalının temerrüdünün davacı tarafından kanıtlanmadığı, borcun aslı için dava tarihinden itibaren faiz başlatılması gerektiği, ıslah edilen miktar ve ıslah dilekçesi içeriği de nazara alınarak, davanın kabulü ile 5.100 YTL'nın dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile ve ayrıca 23.895 YTL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif ortaklığından ihraç edilme nedenine dayalı ödenen aidatların tahsili istemine ilişkindir. Davalının ortağı olan davacı 02.10.2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ihraç edilmiş ve bilirkişi raporuna göre yerine 10.03.2004 tarihinde başka bir kişi ortak olarak kabul edilmiştir. Yapı kooperatifi ortağının bu sıfatının sona ermesinden sonra ödediklerinin iadesi, 1163 sayılı Yasanın 17. ve yapı kooperatifleri tip ana sözleşmesinin 15. maddeleri hükümleri çerçevesinde gerçekleşecektir. Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde ortaklığı sona eren kimsenin yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın ödemesinin derhal iade edilmesi gerekmektedir. Kooperatifin iade yükümlülüğü, ayrıca temerrüt ihtarına gerek olmaksızın sözleşme hükmü uyarınca eski ortağın yerine yeni ortak alma tarihinden itibaren doğar. Davacının ihracından sonra yerine yeni ortak alındığı mahkemenin kabulündedir. Esasen, gerekçe yönünden de davalının temyiz itirazı bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, ödenen aidatları iade bakımından davalı kooperatifin davacının yerine yeni ortak aldığı tarihten itibaren temerrüde düştüğü dikkate alınmadan yazılı şekilde temerrüt tarihinin dava tarihi olarak esas alınması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacı vekilinin yargılama sırasında ıslah isteminde bulunarak salt dava konusunu 23.895,00 YTL olarak artırmış bulunmasına ve dava dilekçesinde talep edilen temerrüt faizi isteminin, ıslah edilen miktarı da kapsadığının sabit olmasına rağmen ıslah edilen kısma mahkemece, temerrüt faizi uygulanmadan tahsiline karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy