(6762 S. K. m. 381, 382, 383, 384, 385)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.04.2007 tarih ve 2006/192-2007/127 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden D. K.'ın 129.868, diğer davacıların 34'er hisse ile davalı şirketin ortağı olduklarını, şirketin 27.12.2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan ana sözleşmenin 8, 9, 11, 12 ve 19 maddelerinin değiştirilmesine müvekkillerinin muhalefet ettiğini 15.02.2006 tarihinde yapılan A ve B grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunda alınan bu kararların onaylandığını, 27.12.2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında denetçi bulunmadığı için ana sözleşme değişikliğine yönelik alınan kararların tamamının iptalini, bu talep kabul edilmediği taktirde afaki iyi niyet kurallarına aykırı olan ve müvekkillerinin ortaklık haklarını ortadan kaldıran 15.02.2006 tarihli A ve B grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunda onaylanan ana sözleşmenin 8. maddesinin değiştirilmesine dair 27.12.2005 tarihli olağanüstü genel kurul kararının TTK'nın 381 ve 385 maddeleri uyarınca iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 27.12.2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında denetçinin bulunmamasının toplantı ve kararların geçerliliğini etkilemeyeceğini, TTK'nın 381 ve 385. maddelerine dayalı iptal taleplerinin yasal dayanağı bulunmadığını, ana sözleşme değişikliklerinin amacının aile grup şirketlerinin etkin bir biçiminde idaresi, K. Holding A.Ş'nin ana sözleşmesi ile birliğinin sağlanması olduğunu, 8. maddenin değiştirilmesinin amacının şirketin kurucuları arasında ya-bancı ortak varken sonradan bu ortağın ayrılması ile yabancı ortak alınmasının önüne geçmek olduğunu, hisselerin devri konusunda getirilen düzenlemelerin TTK'nın 385/2 anlamında müktesep hak olmadığını, ana sözleşmenin 8. maddesinde yapılan değişiklerin müktesep hakkı ihlal ettiği iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre 27.12.2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında denetçilerin hazır bulunmamasının genel kurulun yasaya aykırı toplanmış sayılması sonucunu doğurmayacağı, onalım hakkının TTK'nın 385/2 maddesi uyarınca müktesep hak olmadığı, sözleşmenin anılan hükmünün yakın akrabalar yönünden değiştirilmesinin ortaklara zarar verdiğinin ileri sürülemeyeceğinin Yargıtay içtihatlarında benimsendiği, 8 ve 9. maddelerdeki hükümlerin sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle 27.12.2005 tarihli genel kurulda alınan esas sözleşmenin 8 ve 9. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili açılan davanın kabulü ile bu maddelerin iptaline, 11, 12, 19. maddelerin değişikliği ile ilgili açılan davanın reddine, yargılama gideri ve harcın davalıdan tahsiline davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davalı şirketin 27.12.2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan ana sözleşmenin 8, 9, 11, 12 ve 19 maddelerinin değiştirilmesine yönelik kararları, 15.02.2006 tarihinde yapılan A ve B grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunda onaylanmıştır. Davacılar 27.12.2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında denetçi bulunmadığı için ana sözleşme değişikliğine yönelik alınan kararların tamamının iptalini, bu talep kabul edilmediği taktirde afaki iyi niyet kurallarına aykırı olan ve davacıların ortaklık haklarını ortadan kaldıran 15.02.2006 tarihli A ve B grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunda onaylanan ana sözleşmenin 8. maddesinin değiştirilmesine dair 27.12.2005 tarihli olağanüstü genel kurul kararının TTK'nın 381 ve 385 maddeleri uyarınca iptalini talep etmişlerdir. Mahkemece kararın gerekçesinin son paragrafında pay devri halinde önalım hakkının TTK'nın 385/2 fıkrası anlamında müktesep hak olmadığı, ana sözleşmenin anılan hükmünün yakın akrabalar yönünden değiştirilmesinin ortakların haklarını ihlal ettiği de ileri sürülemeyeceğinin Yargıtay içtihatlarında benimsendiği belirtilmişken, 8. ve 9. maddelerin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, gerekçeye aykırı olarak hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy