(6762 S. K. m. 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.03.2007 tarih ve 2006/410-2007/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının, müvekkilinin iletişim bilgilerine Ostim-Sincan-İvedik Organize Sanayi Bölgeleri 2006 Cep Rehberinde hatalı olarak yer verdiğini, 2006 yılının başından beri piyasaya dağıttığını, davacıya müşterilerin ulaşamadığını ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesini, yanlış iletişim bilgilerinin silinmesini, 5.001,00 YTL manevi tazminatın faiziyle tahsilini hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hatanın düzeltilerek yeni rehber basılıp dağıtıldığını, 7 telefon bilgisinden sadece birinin yanlış yazımının haksız rekabet oluşturmayacağının savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davacının 7 telefon numarasından birinin 385 58 00 olması gerekirken 354 58 00 olarak 2006 yılının Ocak ayında basılan cep rehberinde yer aldığı ihtar üzerine 2006 yılı Haziran ayında düzeltilerek yayınlandığı, hatanın maddi hataya dayalı olduğu ve haksız rekabet eyleminde bulunması gereken kötüniyetin bulunmadığı, diğer telefon numaralarının 3'ünün 354 numarası ile başlaması nedeniyle hata yapıldığı, diğer numaralar ile müşterinin davacıya ulaşmasının mümkün bulunduğu, davacının sırf bu yüzden zarara uğradığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davacının daha sonra davalıya yasak getirmediği ve bilgilerin basılmasına onay verdiği, bu şekilde davalının hizmetlerinden yararlanmaya devam ettiği gerekçesiyle haksız rekabet iddiasına dayalı davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hukuki niteleme olarak haksız rekabet iddiasına dayandırılmış ise de, gösterilen maddi vakalar karşısında sözleşme ilişkisine dayalı olarak davacının zarar gördüğünü iddia ettiğinin kabulü gerekmektedir. Maddi vakaları göstermek taraflara, bunların hukuki nitelemesini yapmak hakime ait olup, TTK'nun 57 nci maddesine dayalı haksız rekabetin, davacı ile davalı arasında değil, davacı ile dava dışı firmalar arasında gerçekleştiği iddia edildiğine göre, davanın davacının iletişim bilgilerinin davalının bastığı ve dağıttığı cep rehberine alınmasına ilişkin sözleşme ilişkisi kapsamında ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece iddianın haksız rekabet temeline oturtulması ve davanın bu çerçevede görülüp sonuçlandırılması suretiyle yanlış hukuki nitelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bir bölüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy