(6762 S. K. m. 56, 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.07.2008 tarih ve 2007/332 - 2008/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin G. Optik adında gözlük üzerine İzmir Konak ve Bayraklıda mağazaları bulunduğunu, Bayraklı mağazasını kapatıp Konak mağazasında faaliyetine devam ettiğini davalı N. H.'ın 06.12.2005 tarihinden 01.01.2007 tarihine kadar müvekkilinin işçisi olduğunu, müvekkilinin Bayraklıdaki G. Optik isimli mağazasını kapatıp tahliye etmesi üzerine burayı davalıların kiralayarak H. Optik adıyla gözlük ticareti yapmaya başladıklarını, davalıların müvekkilinin G. Optik isimli işletmesinin müşterilerinin telefon ve adreslerine Sayın müşterimiz eski G. Optik yeni H. Optik olarak Bayraklı Atagöz Hastanesi yanında uzman kadromuzla hizmetlerimize devam etmekteyiz-4355593 şeklinde mesajlar çektiğini, bastırdıkları kartvizitlerde G. Optik logosunu kullandığını, davacının resmi evrak ve tanıtım reklamında ve kartlarındaki aynı desen ve renklerle birebir benzer şekilde kartlar bastırdığını, eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkilinin kar kaybına uğradığını ileri sürerek, 10.000,00 YTL maddi, 40.000,00 YTL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile müvekkili N. H. arasında ortaklık ilişkisi olduğunu, davacı ev hanımı olup işlerini vekaleten oğlu H. S.'ın yürüttüğünü, ortaklık ilişkisi konusunda taraflar arasında 27.11.2007 tarihli protokol düzenlendiğini ve daha sonra ortaklığın tasfiyeye girdiğini, tasfiye sonucunda dava konusu dükkanın müvekkillerine kaldığını, çekilen mesajın haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, önceden davacıya ait olan Bayraklı'daki optik dükkanının daha sonra davalı N. H. ile adi ortaklığa konu edildiği, adi ortaklığın tasfiyesi sonucunda bu dükkanın davalı şirkete devredildiği, müşteri portföyünün devrinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, davalı şirketin optik dükkanının eski müşterilerine mesaj göndermiş olmasının taraflar arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, davalılar tarafından çekilen mesajda davacıya ait ticari işletme adının haksız kullanımı, gerçeğe aykırı bir bilgi verilmesi veya G. Optik isimli ticari işletmenin iflas ettiği yahut kapatıldığı gibi gerçeğe aykırı beyanlar bulunmadığı, mesaj ile müşterilerden haksiz kazanç sağlama unsurunun gerçekleşmediği, başkasının hakkı olarak kullandığı bir isim veya unvanı kullanmadığı, sadece G. Optik ticari işletme adına sahip ticari işletmenin devredildiği ve H. Optik ticari işletme adını kullanan yeni bir ticari işletmenin bu adreste faaliyet göstereceğine ilişkin bir mesaj olduğu, kartvizit ve el ilanlarındaki yazı tipi, yazı boyutu, renkler ve dizayn farklılıkları, özellikle G. Optik ve H. Optik Sözcükleri arasındaki farklılık, G. Optik tabelası ve kartvizitlerinin yeşil renkte, H. Optik tabelasının ve bazı kartvizitlerinin bordo renkte olmasının karıştırılma ihtimalini azalttığı, gözlük alma ihtiyacı bulunan ortalama bir müşterinin bu el ilanları ve kartvizitlerin farklı ticari işletmelere ait olduğunu algılayabileceği, haksız rekabetin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin İzmir Bayraklıdaki G. Optik isimli mağazasını kapatıp tahliye etmesinden sonra davalıların burayı kiralayarak H. Optik adıyla gözlük ticareti yapmaya başladıklarını, müvekkilinin G. Optik isimli işletmesinin müşterilerinin telefon ve adreslerine Sayın müşterimiz eski G. Optik yeni H. Optik Olarak Bayraklı Atagöz Hastanesi yanında uzman kadromuzla hizmetlerimize devam etmekteyiz-4355593 şeklinde mesajlar çektiğini, bastırdıkları kartvizitlerde G. Optik logosunu kullandığını, müvekkilinin resmi evrak, tanıtım reklamında ve kartlarında kullandığı desen ve renklerle benzer şekilde kartlar bastırdığını ileri sürmüştür. Mahkemece, davalılar tarafından çekilen mesajda davacıya ait ticari işletme adının Haksız kullanımı, gerçeğe aykırı bir bilgi verilmesi veya G. Optik isimli ticari işletmenin iflas ettiği yahut kapatıldığı gibi gerçeğe aykırı beyanlar bulunmadığı, mesaj ile müşterilerden haksız kazanç sağlama unsurunun gerçekleşmediği, G. Optik ticari işletme adına sahip ticari işletmenin devredildiği ve H. Optik ticari işletme adını kullanan yeni bir ticari işletmenin bu adreste faaliyet göstereceğine ilişkin bir mesaj olduğu, kartvizit ve el ilanlarındaki yazı tipi, yazı boyutu, renkler ve dizayn farklılıkları, özellikle G. Optik ve H. Optik sözcükleri arasındaki farklılık, G. Optik tabelası ve kartvizitlerinin yeşil renkte, H. Optik tabelasının ve bazı kartvizitlerinin bordo renkte olmasının karıştırılma ihtimalini azalttığı, haksız rekabetin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalıların gönderdiği mesaj içeriğinden davacının ticari faaliyetine son verdiği, G. Optik firmasının ismini değiştirip H. Optik unvanıyla ticari faaliyetine devam ettiği anlamı çıkmaktadır. Dosyada mevcut davacı ve davalı tarafa ait kartvizit örneklerinin incelenmesinde davacının kartvizitinde mevcut yeşil renk ve dizaynın davalı kartvizitlerinde de kullanıldığı, yine davalılara ait kartvizitte Bayraklı G. ibaresinin yazılı olduğu görülmüştür. TTK'nun 57 maddesinin 5. bendinde başkasının emtiası, iş mahsulleri faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydana verebilecek şekilde, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurma eylemlerinin haksız rekabet teşkil edeceği hükme bağlanmıştır. Bu durumda, mahkemece haksız rekabetin mevcudiyeti kabul edilip gerekli incelemeler yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy