(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 12. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 26.09.2007 tarih ve 2007/144-2007/484 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait olan 9832 sayılı çek yaprağının müvekkilinin bilgisi dışında elinden çıktığını, çek'in üzerinde keşidecinin imzası bulunmadığı ve çek niteliği taşımadığı halde, 31.08.2004 tarihinde davalı bankaca çekin arkasına karşılıksız yazılarak takasa sunulduğunu, çekin karşılığının müvekkilince hamile ödenerek geri alındığını ve bu suretle müvekkilinin maddi ve manevi zarar gördüğünü, davalı bankanın çek karşılıksızmış gibi hem muhatap bankaya hem de T.C.M.B'na bildirdiğini, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, çek bedeli 3.000.000.000.TL. maddi ve 15.000.000.000.TL. manevi tazminatın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin en son dava dışı Aktaş A.Ş. tarafından ciro edildiğini, karşılığı olmadığı için arkasının yazılarak bir önceki ciranta Gentaş A.Ş'ne teslim edilip alacağın tahsil edildiğini, çekin en son Kahramanlar A.Ş'ne teslim edildiğini, bu şirket tarafından dava açıldığını, ancak bu davanın sonucunu beklemeden davacının çek bedelini ödediğini, müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, T.C.M.B'nın 13.08.2007 tarihli yazısı ile davacın karşılıksız çıkan ve bankalara bildirilen çeklerinin dökümün gönderildiği, davacının dava konusu çekinden başka çeklerinin de karşılıksız çıktığının anlaşıldığı, davalı bankanın keşidecinin imzası bulunmayan çeke işlem yapmaması gerekmekle beraber, davacının kendi kusurundan kaynaklanan bir durumdan çıkar sağlama yoluna gidemeyeceği, bankanın dikkatsiz olduğu kabul edilse dahi davacının takip dahi yapılmadan yasal haklarını kullanmadan ödeme yapmasının iddialarını çürüttüğü, davacının karşılıksız çekten dolayı yapılan bildirimleri de nazara alındığında davasının haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye boşluk 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy